TEHDİT SUÇU VE TEHDİT DAVALARI (TCK M. 106)

1.SUÇ TİPİNE GİRİŞ

Toplum düzeninin korunması ve bireylerin güven içinde yaşamlarını sürdürebilmesi, ceza hukukunun temel amaçlarındandır. Bu bağlamda, bireylerin huzur ve güvenlik duygusunu ortadan kaldıran, onları korku ve endişeye sevk eden davranışlar cezai yaptırımla karşılaşmaktadır. Tehdit suçu da kişilerin irade özgürlüğünü sınırlayan, karar verme ve davranışlarını serbestçe şekillendirmelerini engelleyen eylemlerden biridir. Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu, bireyin en temel haklarından olan huzur, güven ve özgürlük alanını korumayı hedefler.

Tehdit suçu, kişiye sair bir kötülüğe veya haksız zarara uğrayacağını bildirilmesidir. Kişiyi korkutmak suretiyle iradesi, özgürlüğü üzerinde hakimiyet kurulmasıdır.

Tehdit suçunun oluşması için mutlaka mağdurda korku yaratmış olması gerekmez. Korkma duygusunun değerlendirilmesi yapılırken sübjektif değerlendirmeden uzak durulmalıdır çünkü herkesin somut olaya göre korku eşiği farklılaşacaktır. Bu değerlendirme yapılırken tehdit eyleminin, objektif değerlendirmesi yapılarak ciddi bir korku oluşturmaya elverişli ve yeterli olmalıdır. Mağdurun korkup korkmadığı araştırılmaz. Eylemin yeterliliği ve elverişli olması yeterlidir.

2. SUÇ TİPİNİN GENEL KAPSAMI

Tehdit suçu ile, Kişilerin irade oluşturma serbestisi ve iradi hareket serbestisini ihlal edilmektedir. Güven, huzur ve sükunu ihlal eden, zedeleyen tehdit fiili TCK m.106’ya göre; bir başkasını, kendisinin ya da yakınına karşı, hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı gerçekleştireceğinden bahisle korkutma veya malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratacağı yönünde gözdağı verme şeklinde ortaya çıkabilir. Kanun koyucu, tehdidin yalnızca somut bir zararı değil, kişinin psikolojik güvenlik alanını ihlal etmesini de suç saymıştır.

Suçun temel hali şahsi cezalara bağlanmışken, silahla, birden fazla kişiyle veya kamu görevlisine karşı işlenmesi gibi nitelikli hallerde daha ağır yaptırımlar öngörülmüştür. Öğretide tehdit suçu, “karma suç” niteliğinde görülmekte olup, hem bireyin irade serbestisini korumayı hem de toplumsal barışı sağlamayı amaçlar. Bu yönüyle tehdit suçu, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda kamusal bir menfaati de korumaktadır.

Karma suç niteliğindeki tehdit suçu, tehlike suçudur. Mağdura göz dağı vermek amaç edinilmiş olup, tehdit olarak nitelendirilen söz ve davranışın somut bir eyleme dönüşmüş olmasının bir önemi yoktur. Tehdit niteliğindeki söz ve davranışın kişiye bildirilmesiyle suç tamamlanmaktadır.

3. KORUNAN HUKUKİ DEĞER

Kişinin kendisine veya yakınlarına yönelik bir kötülüğün yapılacağı korkusuna kapılması, onun özgürce karar verme ve davranma serbestisini ortadan kaldırır.

Tehdit suçunda öncelikle korunan hukuki değer, kişinin huzur, sükûnu, iç hürriyeti ile irade özgürlüğüdür.

Huzur ve sükunu koruma altına alarak güvensizlik duygusunun oluşmasına engel olunmak istenmiştir. Madde gerekçesinde tehdit suçunun asıl koruma altına aldığı değer; ”Kişinin karar verme ve hareket etme özgürlüğüdür.”

Burada asıl korunan hukuki değerin yanı sıra kişinin huzur ve sükunu, iç hürriyeti de muhafaza altına alınmaktadır

4. SUÇUN TEMEL UNSURLAR

A) MADDİ UNSURLAR

I. SUÇUN FAİL VE MAĞDUR UNSURU

Bu suçun fail ve mağduru herkes olabilir. Faillik ve mağdurluk sıfatı için herhangi bir özellik atfedilmemiştir. Huzuru, sükunu, irade oluşturma ve iradi hareket hürriyeti ihlal edilen kişi mağdurdur.

Tehdit suçunu yalnızca gerçek kişiler işleyebilir. Tüzel kişiler fail olamazlar. Tüzel kişi adına hareket eden gerçek kişi suçun faili olacaktır, tüzel kişiye suç isnat edilemez. Doğrudan fail olamayan tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine de başvurulamayacaktır.

Herkes tarafından işlenebilen tehdit suçunun faili kamu görevlisi de olabilecektir. Kamu görevlisi tehdit suçunu işlerken kendisine görevi dolayısıyla verilmiş vasıtaları kullanırsa cezada artırım yapılacaktır. (TCK 266. Madde)

Suçun oluşabilmesi için kişinin suçun konusunu oluşturan saldırının anlamını kavrayabilecek ve algılayabilecek durumda olmalıdır. Akıl hastalığı veya küçük yaş sebebiyle tehdidi kavrayamayacak durumda olan kişilerin söylediği ya da failin söylediği sözler tehdit sayılmaz. Ancak mağdurun fiilen korkuya kapıldığı hallerde suçun varlığı kabul edilir.

Muhatap tehdit suçunu algılayabilecek ve kavrayabilecek durumda değil fakat tehdit bildiriminin yakınlarını korku ve endişeye sevk etmeye elverişli olması halinde suç oluşacaktır. Çünkü kanun lafzı gereği suçun, kendisine veya yakınına karşı işlenmesi tamamlanması için yeterlidir.

Buna karşılık failin kendine zarar vereceğini söyleyerek baskı kurması tehdit kapsamında değerlendirilmez.

II. SUÇUN KONUSU

Tehdit suçu soyut tehlike suçları arasında yer almaktadır. Tehdit suçunun konusu, tehdide muhatap kişinin huzur, sükûnu, iç hürriyeti ile irade özgürlüğü ve güvenlik duygusunun etkilenmesidir. Bu tehdit fiilinin muhatabın karar verme ve hareket etme özgürlüğüne, elverişli hareketlerle hakimiyet kurulması yeterli görülmüştür.

Tehdit suçunun oluşması için mutlaka mağdurda korku yaratmış olması gerekmez. Korkma duygusunun değerlendirilmesi yapılırken sübjektif değerlendirmeden uzak durulmalıdır çünkü herkesin somut olaya göre korku eşiği farklılaşacaktır. Bu değerlendirme yapılırken tehdit eyleminin, objektif değerlendirmesi yapılarak ciddi bir korku oluşturmaya elverişli ve yeterli olmalıdır. Mağdurun korkup korkmadığı araştırılmaz. Eylemin yeterliliği ve elverişli olması yeterlidir.

III. HAREKET UNSURU

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, bir kimsenin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yöneltilecek bir saldırıdan, malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratılacağından ya da sair bir kötülüğe maruz bırakılacağından bahisle tehdit edilmesi suç teşkil eder. Bunun dışındaki hukuki değerlere yönelen tehditler 106. Maddenin 1. Fıkranın 2. Cümlesindeki ”sair bir kötülük edeceği” bildirmek kapsamında değerlendirilmelidir. Örneğin şerefe ve özel hayata yönelik tehditler başka suçları oluşturmadığı taktirde bu kapsamda değerlendirilir.

Kelime anlamı itibarıyla “gözdağı verme, korkutma” olarak tanımlanan tehdit, ceza hukuku bağlamında, failin iradesini kabul ettirmek amacıyla mağdura kötülük yöneltmesidir. Bu yöneltme, mağdurun failin istediği yönde davranmaya zorlanması ve iradesi üzerinde baskı kurulmasına elverişli olmalıdır.

Tehdit fiilinin cezai yaptırıma bağlanabilmesi için, yöneltilen kötülüğün ciddi ve elverişli nitelikte olması gerekir. Suçun oluşması, kötülüğün gerçekten gerçekleşip gerçekleşmemesine bağlı değildir; esas olan, mağdur açısından tehdidin gerçekleştirilebileceği kanaatinin objektif olarak uyanmasıdır. Bu değerlendirme yapılırken mağdurun sübjektif korku eşiği değil, “ortalama bir bireyin” aynı koşullarda duyacağı endişe esas alınmalıdır. Bu nedenle mağdurun fiilen korkmamış olması, tehdidin hukuki anlamda önemini ortadan kaldırmaz; aynı şekilde, ciddiyet ve elverişlilik bulunmaksızın mağdurun korkuya kapılması da suçun oluşması için yeterli değildir.

Tehdidin, başka bir suçun tamamlanmasında araç olarak kullanıldığı hallerde, tehdit suçu bağımsız olarak uygulanmaz. Örneğin yalnızca korkutma amacı taşıyan ve mağdurun iradesi üzerinde etkili olmayan sözler, TCK m.106 kapsamında değil, şartları oluştuğu takdirde başka suç tipleri (örneğin kasten yaralama) kapsamında değerlendirilecektir. Ayrıca yaralama eylemine eşlik eden tehditler, tek bir fiil kabul edilerek yaralama suçu kapsamında hükme esas alınır.

Maddede geçen “yakın” kavramı, yalnızca mağdurun kan bağıyla bağlı olduğu kimseleri değil, mağdurun zarar görmesi halinde duygusal veya sosyal yönden etkilenebilecek ölçüde yakınlık ilişkisi bulunan kişileri de kapsamaktadır. Bu husus somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenmelidir.

Tehdit fiilinin mağdura doğrudan yöneltilmesi zorunlu değildir. Failin tehdidi, mağdura iletilecek biçimde üçüncü kişiler önünde dile getirmesi veya tehdidin bir başkası aracılığıyla gerçekleştirileceğinin bildirilmesi de suçun oluşumu bakımından yeterlidir.

B) MANEVİ UNSURLAR

Tehdit suçu kasten işlenebilen bir suçtur, fail bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Korkutma eyleminin mağdurun huzur sükun ve irade özgürlüğü üzerinde hakimiyet kurulması için kastın varlığı aranır ve yeterli görülmüştür. Amaç ve saik aranmamaktadır. Doğrudan kast ile işlenebileceği gibi olası kastla da işlenebilir.

C) HUKUKA AYKIRILIK UNSURU

Tehdit suçunda hukuka uygunluk nedenleri genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Özel olarak düzenlenmiş bir hukuka uygunluk nedeni bulunmamaktadır.

HAKKIN KULLANILMASI(TCK 26): Bazı durumlarda hakkın kullanılması hukuka uygunluk nedeni olarak değerlendirilebilir. Bir kimse, kanunun kendisine tanıdığı hakkı kullanırken karşı tarafa belirli bir zararın doğacağını bildirebilir.  Örneğin, alacaklının borçluya “Ödemezsen seni icraya veririm” demesi, borçlunun mal varlığı açısından bir zarar ihtiva etse de hukuka uygun kabul edilir.

MEŞRU MÜDAFAA(TCK 25): Fail, haksız bir saldırıyı defetmek için tehdit içerikli sözler sarf ederse bu meşru müdafaa kapsamında değerlendirilebilir. Örneğin, saldırıya uğrayan kişinin “Yaklaşırsan seni vururum” demesi, tehdidin değil, meşru müdafaanın konusudur.

GÖREVİN İFASI(TCK 24): Kamu görevlisinin, görevini yerine getirirken bir kişiye karşı yaptığı uyarılar veya işlemler de tehdit sayılmaz. Örneğin, polis memurunun “Teslim olmazsan zor kullanırım” demesi, kanunun verdiği yetki çerçevesinde yapılan bir bildirimdir.

5. SUÇUN NİTELİKLİ UNSURLARI

I. DAHA FAZLA CEZA GEREKTİREN NİTELİKLİ HALLER

  • 7406 sayılı kanunun 6. Maddesiyle, TCK 106’ya eklenen cümleyle kadına karşı işlenen tehdit suçu neticesinde cezanın alt sınırı yükseltilmiştir.

Tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde ”alt sınır dokuz aydan az olamaz.” nitelikli unsuru eklenmiştir. Tehdit fiilini gerçekleştiren failin kadın ya da erkek olması önemli değildir.

  • SAĞLIK PERSONELİNE YÖNELİK GERÇEKLEŞTİRİLMESİ

Kamu ya da özel sağlık kurumlarında görevli personel ve yardımcılarına görevleriyle ilgili tehdit suçu işlenmesi halinde cezalar yarı oranda artacak şekilde nitelikli hal kapsamında değerlendirilmiştir.

  • TCK m.106/2 Tehdidin;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

  1. SUÇUN SİLAHLA İŞLENMESİ

Silahın tehdit suçu işlenmesinde kullanılması ciddiyet ve korku eşiğini yükseltmesi dolayısıyla kanun koyucu tarafından daha fazla ceza gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Failin tehdit suçunu silahla işlemesinden kasıt, tehdit suçu gerçekleştirilirken silahın kullanılmış olmasıdır. Yalnızca failde silahın varlığı yeterli değildir kullanılmış olması aranmaktadır.

Doktrinde silahın mutlaka kullanılması eleştirilmektedir. Silahın mağdurun huzur, sükunu ve irade özgürlüğü üzerinde hakimiyet kurabilecek ölçüde kılıfında gösterilmesi, taşıması bu nitelikli halin oluşması için yeterlidir denmektedir. Ancak Yargıtay, silahın mağdura yöneltilmiş ve kullanılmış olmasını bu nitelikli halin oluşması için aramaktadır.

Ayrıca Mağdurun gıyabında silahla işlenen tehdit nitelikli hal kapsamında değerlendirilmez. Yargıtay’ın istikrarlı kararlarından birisidir.

Silahın kullanılması yeterli olmakla birlikte elverişli ve uygun olması önem atfetmemektedir. Silahın boş olması ya da oyuncak(sahte) olmasının önemi yoktur. Ortalama bir bireyi korkutmaya elverişli olması yeterli olacaktır.

B) KİŞİNİN KENDİSİNİ TANINMAYACAK HALE GETİRMESİ

Fail kendisini tanınmayacak hale koyarak kimliğinin belirlenmesini zorlaştırması ve korku eşiğini artırması nitelikli hal olarak düzenlenmiş cezayı artıran bir sebeptir.

Tanınmayacak hale sokmak ibaresini kanun geniş sınırlar dahilinde değerlendirilir. Failin korkutucu bir ses taklidi yapması topal, kör taklidi yapması, maske takma, sakal takması durumları da kapsam dahilindedir.

Doktrinde ki baskın görüşe göre, nitelikli halin uygulanması için failin kendisini tanınmayacak hale sokması yeterlidir. Madurun faili tanımasının veya değişikliğin mağdurda korku yaratmamış olmasının önemi yoktur. Failin tehdit fiilini bu şekilde işleme düşüncesiyle icraya başlaması yeterlidir.

Bir başka görüşte ise, failin kendisini tanınmayacak hale sokması yeterli değildir mağdurun tanıyamaması da gerekmektedir.

C) İMZASIZ MEKTUPLA SUÇUN İŞLENMESİ

Mağduru etkisi altına alan kötülük bildirimi bu kapsamda değerlendirilir. Çünkü mağdurun savunma imkanını azaltarak kime ve neye tedbir alınacağı kestirilememektedir.

Muhatabın kendisine bildirilen ve bildireni tanımasına imkan vermeyen her türlü yazılı bildirim imzasız mektup kapsamında düşünmek gerekir.

İmzasız mektubu yazan belirlenebiliyorsa, örneğin üslup ve kullanılan tabirler faili işaret ediyorsa, mağdurla fail arasındaki ilişkiye mektup içerisinde atıf yapılarak failin kimliği tespit edilebiliyorsa bu nitelikli hal uygulanmaz.

D) TEHDİDİN ÖZEL İŞARETLERLE GERÇEKLEŞTİRİLMESİ

Tehdit icra edilirken kullanılan işaretlerin önemi yoktur. Mağdur açısından korkutucu etkiye sahip nitelikte bir işaret olmalıdır. Örneğin tabut resmi, semboller ve şekillerin tehdit anlamını taşıması halinde bu nitelikli hal oluşur. Hakim bu özel işaretleri somut olay dahilinde değerlendirecektir.

E) TEHDİDİN BİRDEN FAZLA KİŞİ TARAFINDAN İŞLENMESİ

Kişinin iç huzuru ve irade özgürlüğü üzerindeki hakimiyeti artıran, kişiyi ciddi ve korkutucu bir durumun içerisinde bırakması, karşısında güç birliği gören mağdurun kendisini savunma imkanını azaltması dolayısıyla nitelikli hal olarak düzenlenmiş ve cezada artırım nedeni olarak görülmüştür.

Fiili birlikte gerçekleştirenlerin her biri fail sıfatına sahiptir. Suçun icrasında hakimiyet sağlayabilecek herhangi bir katkı faillik sıfatına sahip olmak için yeterlidir.

F)VAR OLAN VEYA VAR SAYILAN SUÇ ÖRGÜTLERİNİN OLUŞTURDUKLARI KORKUTUCU GÜÇTEN YARARLANILARAK İŞLENMESİ

Suç örgütü niteliği taşıyan ve bu örgütün gücünden yararlanarak kişide, birden çok kişinin dahil olduğu organizasyonun korkutuculuğunun suçun işlenişinde kullanılması nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

En az üç kişinin oluşturduğu ve sayısız sayıda suç işlemek amacıyla kurulan organizasyona suç örgütü denir.

Failin bu örgüte üye olması hatta ve hatta böyle bir örgütün bile olması şart değildir. Kişinin iradesini etkileyip korkutuculuğu artırması yeterli görülmüştür.

II. DAHA AZ CEZA GEREKTİREN NİTELİKLİ HALLER

TCK 106. Maddenin ilk fıkrasının ikinci cümlesinde; ”Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” Kanun koyucu tarafından şeklinde ifade edilmiştir.

Eğer tehdit, hayat, vücut bütünlüğü veya cinsel dokunulmazlık yerine; sadece malvarlığına zarar verme veya başka bir kötülük yapma ihtimali üzerinden yapılırsa bu durumda ceza daha hafiftir. Bu halde:

Soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır. Yaptırım, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır.

6. KUSURLULUK

Tehdit suçunda kusurluluk, genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir. Özel olarak düzenlenmiş bir kusurluluk nedeni bulunmamaktadır.

HAKSIZ TAHRİK: Haksız bir saldırının kişide uyandırdığı öfke ve kin ile tehdit suçunun işlenmesi kusurluluğu etkileyen, azaltan bir sebep teşkil edecektir.

7. SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ

A) TEŞEBBÜS

TCK’nın 35. Maddesinde teşebbüs tanımlanmıştır. Failin iradesi dışında gelişen nedenlerden ötürü sonuç gerçekleşmemelidir.

Neticeli bir suç olmayan, Sırf hareket suçu olan tehdit; ortalama bir bireyi korkutmaya elverişli hareketin icrasıyla tamamlanmış olacaktır. Netice aranmamaktadır. Ani bir suç olması nedeniyle tehdit suçunda teşebbüs pek mümkün değildir.

Ancak icra hareketlerinin bölünmesi halinde teşebbüs söz konusu olabilecektir. Gıyapta teşebbüs mümkün değilken mektup ve işaretle yapılan tehdidin teşebbüs aşamasında kalması mümkündür. Örneğin, evinin duvarına tabut resmi çizilen kişinin duvarının muhatap görmeden boyanması.

B) İŞTİRAK

Tek failli suç olarak düzenlenen tehdit suçu, birden çok kişiyle birlikte de işlenebilir. Keza 106. Maddenin 2. Fıkrasının c bendinde, suçun birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi halinde cezada artırıma gidilecek bir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.

Birden fazla kişi tarafından bu suçun işlenmesi ve nitelikli halden sorumlu olması müşterek faillik sıfatını getirecektir. Müşterek faillik sıfatına sahip olabilmek için, her bir failin tehdit teşkil eden hareketi bizzat gerçekleştirmesi ve fiil üzerinde hakimiyet kurmuş olması gerekmektedir.

Bunun dışında suça şerik (yardım eden veya azmettiren) olarak iştirak sağlanabilir. Azmettirilenin sınırı aşması da mümkündür. Azmettirildiği suç dışında başka bir suçu işlerse örneğin tehdit etmesi gereken kişiyi bıçaklamak gibi bu durumda azmettirenin bir sorumluluğu meydana gelmeyecektir.

Diğer yandan azmettirilen, azmettirenin iradesinden nicelik veya nitelik bakımından daha fazlasını da yapabilir. Örneğin azmettiren, basit tehdit suçunu kastetmişken; azmettirilen, nitelikli tehdit suçunu işlemiş olabilir.

Tehdit fiilini gerçekleştiren kimseye hareketin icrasını kolaylaştırmak için katkı sağkayan kişi yardım eden sıfatına haizdir.

C) İÇTİMA

Tehdit suçu başka bir suçun unsuru haline gelmişse veya nitelikli halini oluşturuyorsa ”bileşik suç” gündeme gelecektir. Tehdit suçu unsur haline geldiği için asıl suçun içerisinde eriyecektir ve ayrıca tehditten cezalandırılmayacaktır.

Değişik zamanlarda aynı kişiye karşı gerçekleştirilen tehditler zincirleme suç kapsamında değerlendirilir. Bu durumda faile tek ceza verilecek fakat ceza oranında artırıma gidilecektir.

Tek fiille birden fazla kişinin mağdur olması halinde aynı neviden fikri içtima kuralları uygulanır. Bu durumda tek suç oluşacak ve cezada artırıma gidilecektir.

Zincirleme suç ile aynı neviden fikri içtimanın birlikte uygulandığı durumlar söz konusu olabilecektir. Aynı kişilere karşı farklı zamanlarda gerçekleştirilmesi halinde hem aynı neviden fikri içtima hemde zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Bu durumda faile tek ceza verilecek hem aynı neviden fikri içtima hemde zincirleme suçtan ayrı ayrı cezada artırıma gidilecektir. Örneğin, failin mağduru her gördüğünde tehdit etmesi gibi.

Tehdit içerikli sözlerin hakaret suçunu oluşturması halinde ise farklı neviden fikri içtima kuralları uygulanarak cezası daha ağır olan suçtan cezalandırılacaktır.

Failin tehdit içerikli sözlerini eyleme dökmesi halinde örneğin, seni bıçaklarım diye tehdit eden failin gerçekten bıçaklaması halinde gerçek içtima kuralları uygulanır. Fail hem tehdit suçundan hemde kasten yaralama fiilinden ayrı ayrı cezalandırılacaktır.

8. GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

GÖREVLİ MAHKEME                     : ASLİYE CEZA MAHKEMESİ  
YETKİLİ MAHKEME                        : SUÇUN İŞLENDİĞİ YER MAHKEMESİDİR.                                                            TEHDİT TELEFON, İNTERNET ARACILIĞIYLA                                                                                                    YAPILMIŞSA FAİLİN BULUNDUĞU YER MAHKEMESİ DE YETKİLİDİR.                                                                                                                                                                                                                                                                

9. YAPTIRIM

A) TEMEL HAL

TCK 106/1 uyarınca, Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

B) DAHA FAZLA CEZA GEREKTİREN NİTELİKLİ HAL

TCK 106/2

Tehdidin;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

  • Tehdit suçunun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı 9 aydan az olamaz. Bu durumda; dokuz aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kamu ya da özel sağlık kurumlarında görevli personel ve yardımcılarına görevleriyle ilgili tehdit suçu işlenmesi halinde cezalar yarı oranda artacak şekilde nitelikli hal kapsamında değerlendirilmiştir. Bu durumda; dokuz aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

C) DAHA AZ CEZA GEREKTİREN NİTELİKLİ HAL

TCK 106/1 ikinci cümlesi uyarınca, Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

TEHDİT SUÇU HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR

1-TEHDİT SUÇU UZLAŞMAYA TABİ MİDİR?

Suçun temel hali uzlaşma(TCK 106/1) kapsamındadır. Soruşturma aşamasında uzlaştırma prosedürü işletilir. Uzlaşma sağlanamazsa yargılamaya devam olunur.

2-TEHDİT SUÇU NEDENİYLE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (HAGB) KARARI VERİLEBİLİR Mİ?

2 yıl veya daha az hapis cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

TCK 106/1: ”Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Suçun temel halinde ve kadına karşı işlenmesi nitelikli halinde cezanın alt sınırı 6 ile 9 aydan üst sınırı ise 2 yıl olduğu için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından faydalanılması mümkündür.

TCK106/2 uyarınca nitelikli hallerde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından faydalanabilmek için cezada indirim yapılması şarttır. Nitelikli halden yargılama yapılarak cezanın 2 yıl veya altında oluşması halinde HAGB’den faydalanılabilecektir.

HAGB’den faydalanabilmek içinse şu şartlar sağlanmalıdır:

Sanığın daha önce kasıtlı suçtan hüküm giymemiş olması

Tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması

Varsa kamu zararının giderilmesi

Sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları ile suçun işleniş biçimi göz önünde bulundurulduğunda, yeniden suç işlemeyeceği kanaati

HAGB kararı verilirse sanık 5 yıl denetim süresine tabi tutulur. Bu sürede kasıtlı suç işlenmezse dava düşer.

3-TEHDİT SUÇU NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

Tehdit suçundan zarar gören mağdur maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Yaşanan korku, endişe ve iç huzursuzluğu için manevi tazminat, Tehdidin mala zarar verme boyutuna ulaşması halinde oluşan ekonomik kayıplar maddi tazminat çerçevesinde talep edilebilecektir.

4-MESAJLA TEHDİT SUÇU İŞLENMESİNİN CEZASI NEDİR?

Sms, whatsapp, e-posta ya da diğer sosyal medya platformları üzerinden gerçekleştirilen tehdit mesajları suçun temel şeklini oluşturacaktır.

5-TEHDİT SUÇU ŞİKAYETE TABİ MİDİR?

Hayata, vücut bütünlüğüne veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikâyete tabi değildir. Savcılık, şikâyet olmasa bile re’sen soruşturma açar. Şikayet hakkı 8 yıl içinde kullanılabilir. Dava zamanaşımı süresinde soruşturulur.

Malvarlığına büyük zarar verme veya sair kötülük tehdidi şikâyete tabidir. Bu durumda mağdurun 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir.Şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren başlar. (TCK m.73).

Daha Ağır Cezayı Gerektiren Hâller şikayete tabii değildir. Re’sen soruşturulur. Şikayet hakkı 8 yıl içinde kullanılabilir. Dava zamanaşımı süresinde soruşturulur.

6-TEHDİT SUÇUNDA CEZANIN ERTELENMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?

Verilen hapis cezasının infazının belli şartların sağlanması halinde ertelenmesidir.Kamu ve özel sağlık kurumlarında çalışan sağlık personeline karşı işlenen tehdit suçları hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.

7-TEHDİT SUÇU NEDENİYLE ADLÎ PARA CEZASINA HÜKMEDİLEBİLİR Mİ?

TCK m.106/1, suçun temel halinde 6 ay ile 2 yıl hapis cezası öngörülmüştür.

Bu hapis cezası doğrudan adlî para cezasına çevrilemez, çünkü kanunda yalnızca hapis öngörülmüştür.

Ancak hâkim, hapis cezası 1 yıl veya altında kalırsa TCK m.50 uyarınca bunu adlî para cezasına çevirebilir.

TCK 106/1’in 2. Cümlesi uyarınca, malvarlığına yönelik tehdit 6 aya kadar hapis veya adlî para cezası öngörmektedir. Burada zaten doğrudan adlî para cezasına hükmedilebilir.

TCK m.106/2 (nitelikli tehditler), 2 ile 5 yıl hapis cezası öngörülmüştür.

Bu durumda hapis cezası adli para cezasına çevrilemez, çünkü alt sınır 2 yıl ve suçun ağırlığı nedeniyle kanunen seçenek yaptırımlar öngörülmemiştir.

8- KAVGA VEYA TARTIŞMA SIRASINDA ÖFKEYLE SÖYLENEN SÖZLER TEHDİT SUÇUNU OLUŞTURUR MU?

Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kavga, tartışma veya öfke anında söylenen, somut bir tehlike doğurmayan sözler çoğu kez tehdit değil, kızgınlık/öfke ifadesi olarak değerlendirilir.  Eğer sözler, yakın ve ciddi bir saldırı ihtimalini ortaya koymuyorsa tehdit suçu oluşmaz. Ancak sıradan öfke değil, tehdit kabul edilir. Ayrıca failin önceki davranışları, silah göstermesi, geçmişte şiddet uygulamış olması gibi unsurlar da sözlerin ciddiyetini artırabilir.(Yargıtay Kararı – 4. CD., E. 2020/27682 K. 2023/748 T. 26.1.2023)

9- Tehditte bulunulduğu iddiasında tarafların birbirine karşılıklı küfür etmesi durumunda, kimin sorumluluğu doğar?

Eğer taraflar birbirine karşılıklı küfür etmiş veya tehditte bulunmuşlarsa, kural olarak her iki taraf da işlediği fiilden bağımsız olarak sorumlu tutulur. Yani biri küfretti diye diğerinin küfrettiği fiil ortadan kalkmaz. Hakaret veya tehdit “karşılıklı” olduğunda bile her eylem ayrı ayrı değerlendirilir.

Taraflardan birisi diğer tarafın küfür ve tehdit içerikli sözleri karşısında küfür ve tehdit içerikli söz söylemek yoluna başvurmuşsa HAKSIZ TAHRİK(TCK 29) indirimi uygulanabilir.(Yargıtay Kararı – 4. CD., E. 2021/27172 K. 2024/4884 T. 17.4.2024)

10- Müştekinin olay anında şikâyetçi olmaması ama daha sonra delilleri sunarak şikâyette bulunması halinde dava açılabilir mi?

TCK m.106’ya göre tehdit suçu, hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit söz konusu ise resen (şikâyete bağlı olmadan) soruşturulur. Ancak “mala zarar verme” veya “başka bir kötülük yapma” şeklindeki tehditler şikâyete bağlıdır.

İngilizcesine ulaşmak için tıklayınız.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *