ÇEK, KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇLARI VE DİĞER TİCARİ SUÇLAR-BAKIRKÖY AVUKAT FATİH DERİN

GİRİŞ VE MEVZUAT

Bu makalede; 5941 sayılı Çek Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri ile Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları çerçevesinde çek hukukunu, karşılıksız çek suçunu, şirket yetkililerinin cezai ve hukuki sorumluluk rejimini, ticari hayatta karşılaşılan malvarlığı ve dolandırıcılık suçlarını, çekin kaybolması ve iptali süreçlerini, konkordatonun ceza ve takip hukukuna etkilerini ve yargılama usulü ile delillerin takdirini incelemektedir.

1. ÇEKİN HUKUKİ NİTELİĞİ, ZORUNLU UNSURLARI VE GEÇERLİLİK ŞARTLARI

A. Çekin Hukuki Tanımı ve Zorunlu Unsurları

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin (E. 2019/119, K. 2019/1072) ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin (E. 2022/795, K. 2022/716) kararlarında çek, “bir bankaya hitaben yazılmış ve TTK’da belirtilen hükümlere göre düzenlenmiş ödeme emri niteliğinde olan kıymetli bir evrak” veya “bir bankaya hitaben yazılmış ve TTK‘da belirtilen hükümlere göre düzenlenmiş ödeme emri niteliğinde olan kıymetli bir evrak” olarak tanımlanmıştır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir kambiyo senedinin çek vasfını kazanabilmesi için taşıması gereken zorunlu unsurlar şunlardır:

●      Senet metninde “çek” kelimesi (veya yabancı dildeki karşılığı),

●      Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havale,

●      Ödeyecek kişinin (“muhatabın”) ticaret unvanı,

●      Ödeme yeri,

●      Düzenlenme tarihi ve yeri,

●      Düzenleyenin imzasını,

●      Banka tarafından verilen seri numarası,

●      Karekod.

TTK’nın 781. maddesi uyarınca bu unsurlardan birini içermeyen bir senet kural olarak çek sayılmaz. Ancak kanunun getirdiği tamamlayıcı hükümler uyarınca; açıklık yoksa muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer, birden fazla yer varsa ilk gösterilen yer, hiçbir kayıt yoksa muhatabın merkezinin bulunduğu yer ödeme yeri kabul edilir. Düzenlenme yeri gösterilmemişse, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yer düzenlenme yeri sayılır. Ayrıca TTK m. 781/4 uyarınca yabancı banka tarafından bastırılan çeklerde banka seri numarası veya karekodun bulunmaması senedin çek olarak geçerliliğini etkilemez.

B. İbraz Süreleri ve Şekil Şartlarının Etkisi

TTK m. 796 gereğince ibraz süreleri düzenlenme tarihinin ertesi günü işlemeye başlar:

●      Çek düzenlendiği yerde ödenecekse 10 gün,

●      Düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse 1 ay,

●      Düzenlendiği ülke ile ödeneceği ülke aynı kıtada ise 1 ay, farklı kıtalarda ise 3 aydır (Avrupa ve Akdeniz ülkeleri aynı kıtada sayılır).

5941 sayılı Çek Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, 31/12/2028 tarihine kadar üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir. İleri düzenleme tarihli çeklerde hukuki takip ve cezai sorumluluk süreçleri ancak kanuni ibraz süresi içindeki usulüne uygun ibraz ile başlatılabilir (5941 sayılı Kanun m. 3/8).

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (E. 2022/1891, K. 2026/820), ibraz tarihinin çekin arka yüzüne sehven yazılmamış olmasının tek başına “çekin tahsil kabiliyetini veya geçerliliğini etkilemeyeceği” tespitinde bulunmuştur.

2. KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU, UNSURLARI, YAPTIRIMLARI VE İNFAZ REJİMİ

A. Suçun Oluşumu ve Maddi-Manevi Unsurları

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin (E. 2022/434, K. 2022/520) kararında belirtildiği üzere; “Çeklerde karşılıksızdır işlemi, kanuni unsurları taşıyan bir çekin süresinde ibraz edilmesi ve karşılığının kısmen veya tamamen bulunmaması halinde hamilin talebi üzerine verilir.” Daireye göre bu işlemin yapılmasıyla suç vücut bulur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi (E. 2022/795, K. 2022/716) kararında da “Karşılıksızdır işleminin yapılması ile “ karşılıksızdır çek düzenleme suçu oluşur” ifadesine yer verilmiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi (E. 2018/6510, K. 2018/11325), karşılıksız çek suçunun maddi unsurlarını; “çekin 6102 sayılı TTK’da çek için öngörülen zorunlu unsurları taşıması, çekin kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilmiş olması ve kanunda yazılı usule uygun şekilde “karşılıksızdır” işleminin yapılmış olmasıdır” şeklinde ortaya koymuştur. Suçun manevi unsuru ise “kanuni ibraz süresi içinde çekin karşılığının olmadığını bilmek ve istemek yönündeki kast” olarak tanımlanmış ve suçun “kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işleminin yapıldığı” anda tamamlandığı hükme bağlanmıştır. Daire, 6728 sayılı Kanun değişikliğinden önce düzenlenip keşide tarihi olarak bu değişiklikten sonraya rastlayan çekler yönünden de “değişikliğin yürürlük tarihi öncesinde düzenlenip, keşide tarihi olarak 09.08.2016 günü sonrası bir tarih yazılan çekin kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibrazında “karşılıksızdır” işlemine tabi tutulması eyleminin suç oluşturması gerektiğine” karar vermiştir.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi (E. 2020/1568, K. 2021/1212) ise suçun faili ve niteliği bakımından temel bir ilkeye dikkat çekmiştir:

“5941 sayılı yasanın 5/1 maddesinde düzenlenen suçun karşılıksız çek keşide etmek suçu olmayıp çekin karşılığını bulundurmama suçu olması bakımından şayet sanık ibraz tarihinde şirket yetkilisi ise çekteki imza kendisine ait olmasa dahi çekin rıza dışı elden çıktığı ispatlı olmadıkça sorumluluktan kurtulması mümkün olmadığı”

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi (E. 2024/33, K. 2024/2111), şirkete kayyım atanmasından önce düzenlenip teslim edilen çek için ibraz tarihinde hesapta yeterli karşılık bulundurulması yönünde kayyımdan onay istenmediği somut durumda, “sanığın çekle ilgili karşılıksız işlemi yapılmasına neden olmak fiilini işlediği” gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat kararını kaldırarak mahkûmiyet hükmü kurmuştur.

B. Uygulanacak Yaptırımlar ve Adli Para Cezası Hesabı

5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hamilin şikâyeti üzerine “her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (…) az olamaz.” (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/28148, K. 2021/795).

Adli para cezasının alt sınırı belirlenirken bankanın 5941 sayılı Kanun m. 3/3 gereğince ödemekle yükümlü olduğu yasal garanti tutarının düşülmesi zorunludur:

●      Yargıtay 7. Ceza Dairesi (E. 2023/17397, K. 2025/12334), İcra Ceza Mahkemesince verilen “netice 52.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.” şeklindeki kararı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının “muhatap bankanın, hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yapmakla yükümlü olduğu 3.600,00 Türk lirasının, çek bedeli olan 52.500,00 Türk lirasından mahsup edildikten sonra” cezanın belirlenmesi yönündeki talebini yerinde bularak (“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.”) kanun yararına bozmuş ve cezayı 48.900 TL’ye indirerek düzeltmiştir.

●      Yargıtay 19. Ceza Dairesi (E. 2019/28148, K. 2021/795), bankanın yasal yükümlülük tutarı düşülmeden belirlenen 15.640 TL adli para cezasını kanun yararına bozup 14.350 TL olarak düzelterek onamıştır.

●      İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi (E. 2024/33, K. 2024/2111), karşılıksız kalan kısım olan 28.710 TL üzerinden sanığın doğrudan “28.710- TL ADLİ PARA CEZASI” ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

●      Yargıtay 7. Ceza Dairesi (E. 2025/694, K. 2025/6966), dokuz ayrı çek nedeniyle yerel mahkemece hükmolunan “1.996.400,00 Türk lirası (3 kez), 2.996,400 Türk lirası (2 kez), 2.396,400 Türk lirası, 663.400 Türk lirası, 276.400 Türk lirası ve 246.400 Türk lirası adli para cezaları” ile uygulanan yasaklama kararlarını onamıştır.

C. Güvenlik Tedbiri: Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı

5941 sayılı Kanun m. 5/1 uyarınca adli para cezasına ek olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedilir; yargılama sırasında da bu yasak re’sen koruma tedbiri olarak uygulanır (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/907, K. 2021/3190; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2022/434, K. 2022/520).

Kanun ve Yargıtay kararları uyarınca bu yasak; “çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır” (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/694, K. 2025/6966; Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/10607, K. 2025/4051; Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/6510, K. 2018/11325). Yargıtay 7. Ceza Dairesi (E. 2023/10607, K. 2025/4051), münferiden temsile yetkili şirket müdürü hakkında verilen yasaklama kararında “isabetsizlik görülmemiştir.” sonucuna varmıştır.

Hakkında yasaklama kararı verilen kişi:

●      Elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara iade etmekle yükümlüdür (5941 sayılı Kanun m. 5/6; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. HD, E. 2024/1142, K. 2024/2109).

●      Adına yeni bir çek hesabı açılamaz (m. 5/6).

●      Tebliğden itibaren 10 gün içinde henüz karşılığı tahsil edilmemiş çekleri liste hâlinde bankaya bildirmek zorundadır (m. 5/7).

D. İnfaz Rejimi, Doğrudan Hapse Çevrilme, Taksitlendirme ve Düşme Hâlleri

●      Doğrudan Hapis: 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda ceza, 5275 sayılı Kanun m. 106/3’teki kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapse çevrilir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. CD, E. 2024/33, K. 2024/2111; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. CD, E. 2020/1568, K. 2021/1212).

●      Alternatif Usullerin Yasaklanması: Karşılıksız çek suçu yönünden ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hükümleri uygulanmaz (5941 sayılı Kanun m. 5/10).

●      Taksitlendirme: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi (E. 2020/1568, K. 2021/1212), yerel mahkemenin beraat kararını kaldırarak sanığa “sanığın 198.400,00 TL ADLİ para cezası ile cezalandırılmasına” hükmetmiş ve cezanın “birer ay ara ile 20 eşit taksit halinde” ödenmesine, taksitlerden biri ödenmezse kalanının tamamının tahsil edileceğine ve ödenmeyen cezanın hapse çevrileceğine karar vermiştir.

●      Şikâyetten Vazgeçme ve Etkin Pişmanlık: 5941 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince karşılıksız kalan çek bedelinin faiziyle tamamen ödenmesi veya hamilin şikâyetten vazgeçmesi hâlinde davanın düşmesine, mahkûmiyet kesinleşmişse hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi (E. 2022/7209, K. 2024/2493), şikâyetten vazgeçilmesi ve yerel mahkemece ek kararla mahkûmiyetin kaldırılması üzerine “ihbarname içeriğindeki hususlar bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA” karar vermiştir.

 

3. ŞİRKET YETKİLİLERİNİN VE TÜZEL KİŞİLERİN CEZAİ VE HUKUKİ SORUMLULUĞU

A. Karşılığı Bulundurma Yükümlüsü ve Şirket Temsilcileri

5941 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hesapta karşılık bulundurma yükümlülüğü çek hesabı sahibine aittir. Hesap sahibinin tüzel kişi olması durumunda bu yükümlülük:

1.     Şirketin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesine,

2.     Böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilere aittir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi (E. 2020/907, K. 2021/3190), ticaret sicilinde münferiden temsile yetkili şirket müdürü olarak kayıtlı olan sanık hakkında İcra Ceza Mahkemesince verilen adli para cezası ve çek düzenleme yasağında “ilk derece mahkemesince verilen cezai yaptırım ve güvenlik tedbiri mahiyetindeki yasaklama kararında hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle kanun yararına bozma talebini reddetmiştir (“kanun yararına bozma talebinin REDDİNE”). Aynı Daire (E. 2019/28148, K. 2021/795), Limited Şirketin tek müdürü olan kişinin çeki bizzat imzalayan keşideci olup olmadığı araştırılmamış olsa bile yönetim organı üyesi sıfatıyla güvenlik tedbirine tabi olduğunu kabul etmiştir.

B. Yetkisiz İmzayla Çek Düzenleme ve Şahsi Sorumluluk

Yargıtay 15. Ceza Dairesi (E. 2011/21134, K. 2013/5656), şirket yetkilisinin müşterek imza ile şirketi ilzama yetkili kılındığı hâlde çeki tek başına imzalaması durumunda; “hesap sahibi tüzel kişinin hukuki ya da cezai sorumluluğu bulunmamakta ise de; TTK’nın 730. maddesi yollamasıyla 590. maddesi uyarınca çekten kendi adına sorumlu olacağı” ilkesini ortaya koymuştur. (Aynı kararda 6273 sayılı Kanun’la karşılıksız çekin bir dönem idari yaptırıma dönüştürüldüğü “karşılıksız çek keşide etmenin suç olmaktan çıkarılarak idari yaptırım haline getirildiği” şeklinde hatırlatılmıştır).

C. Yasağa Rağmen Çek Düzenleme Suçu (5941 sayılı Kanun m. 7/6)

5941 sayılı Kanun m. 7/6 uyarınca:

“Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, buna rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Yargıtay 19. Ceza Dairesi (E. 2021/5594, K. 2021/7150), bu suçun failinin bizzat hakkında yasaklama kararı bulunan gerçek kişi olması gerektiğini vurgulamıştır. Şirket hakkında yasaklama kararı bulunmasına rağmen şirket müdürü sanık hakkında şahsen verilmiş bir yasaklama kararı bulunmadığı somut olayda Daire; ceza hukukunda kıyas yasağına dayanarak “tüzel kişi yetkilisinin Kanun’da açık düzenleme olmayan şekilde kıyasen cezalandırılmasının mümkün olmadığı” gerekçesiyle sanığın mahkûmiyet hükmünü bozmuştur.

4. TİCARİ İLİŞKİLERDEN DOĞAN DİĞER SUÇLAR VE NİTELİKLİ HÂLLERİ

A. Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 157, 158/1-f, 158/1-h)

Yargıtay 15. Ceza Dairesi (E. 2011/21134, K. 2013/5656 ve E. 2013/19925, K. 2013/16520), dolandırıcılık suçunun unsurlarını şu şekilde tanımlamaktadır:

“Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.”

Ticari hayatta çeklerin araç kılınması durumunda TCK m. 158’in nitelikli bentleri uygulanır:

●      TCK m. 158/1-h (Tacir veya Şirket Yöneticilerinin Ticari Faaliyetleri Sırasında İşlemesi): Yargıtay 15. Ceza Dairesi (E. 2013/19925, K. 2013/16520), “Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir.” tespitini yapmıştır.

●      TCK m. 158/1-f (Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması): Çekin sağladığı güvenden yararlanılarak işlenen eylemleri kapsar. 158. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, (f) bendindeki hâlde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan, adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin 2 katından az olamaz.

●      Dolandırıcılık Kastı ve İspat: Yargıtay 11. Ceza Dairesi (E. 2021/35353, K. 2025/15085), sanıkların şirket adına hareket ederek ödeme kabiliyeti bulunmadığı hâlde güven sağlayarak mal temin etmelerini değerlendirmiş; “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, bankanın maddi varlıklarından olan çeklerin sağladığı güvenden yararlanarak fikir ve eylem birliği içinde hareketle, çek bedellerini ödeyecek ekonomik imkân ve yeteneğe haiz olmadıkları hâlde karşılıklarının ödenmeyeceğini bile bile” hareket ettiklerini tespit ederek, eylemin TCK m. 158/1-(f),(h)-son ve zincirleme suç (TCK m. 43/1) kapsamında kaldığı gerekçesiyle beraat hükümlerini oy birliğiyle bozmuştur (“oy birliğiyle BOZULMASINA”).

●      Hukuki İhtilaf – Suç Kastı Ayrımı: Çekin salt karşılıksız çıkması dolandırıcılık suçunu oluşturmaz. Yargıtay 15. Ceza Dairesi (E. 2015/9762, K. 2018/6067), taraflar arasında uzun süredir gerçek bir ticari ilişki bulunduğu, çeklerin tesliminde “suça konu çeklerin sanık tarafından Ltd. şirketine verilmesi sırasında sanığın suç işleme kastı bulunmadığı” ve “suçun yasal unsurlarının oluşmadığı” hâllerde uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna hükmetmiştir.

B. Hileli Ödemeden Men / İptal Kararıyla Dolandırıcılık İddiaları

●      Yargıtay 23. Ceza Dairesi (E. 2015/3860, K. 2015/5469), mal karşılığı verilen çekler hakkında borçlunun rıza dışı elden çıktığı iddiasıyla bankaya ödemeden men talimatı vermesini incelemiş; “Sanığın baştan beri ödememe kastı ile hareket ederek, katılana vermiş olduğu çekler hakkında rızası dışında elinden çıktığını belirterek ödemeden men talimatı vermek suretiyle dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği anlaşılmış ise de” gerekçede gösterilen TCK m. 158/1-f ile hükümde yazılan TCK m. 158/1-j arasındaki çelişki ve bağlantılı icra ceza dosyalarının getirtilmemesi nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur (“hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA”).

●      Yargıtay 15. Ceza Dairesi (E. 2019/4601, K. 2019/5957), şirketlerin borcu ödememek amacıyla çekte cirosu dahi bulunmayan üçüncü bir kişiyi mahkemeye yönlendirerek tedbir kararı aldırdığı iddiasını değerlendirmiştir. Başsavcılık ihbarnamesinde “çeklerde cirosu olmayan … isimli şahsın Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak şikayete konu çeklerle ilgili ödeme yasağı kararı aldırdığını” belirten Daire, ticaret mahkemesi dosyası ve organik bağlar araştırılmaksızın verilen takipsizlik kararını “Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden” kanun yararına bozmuştur.

C. Güveni Kötüye Kullanma, İflas Suçları ve Şirketin İflasını İstememe

●      Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155/2): Müşteri çeklerinin zilyetlik devri amacı dışında kullanımı bu suçu oluşturur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi (E. 2024/535, K. 2024/11502), şirket müdürünün yetkililerin bilgisi dışında 8 adet müşteri çekini sahte ciroyla ve gerçek dışı bir hizmet sözleşmesine dayanarak üçüncü kişiye devrettiği iddiasına ilişkin soruşturmada verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararını “hatalı gerekçe ve eksik soruşturma” olarak nitelemiş ve kanun yararına bozmuştur.

●      Hileli ve Taksirli İflas (TCK m. 161, 162): TCK m. 161 gereğince mal kaçıran, defter ve kayıtları gizleyen veya sahte borç ilişkisi oluşturan tacirler hakkında (iflas kararı verilmiş olması şartıyla) 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Tacir olmanın gerektirdiği özeni göstermeyerek iflasa neden olanlar ise TCK m. 162 gereğince 2 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılır.

●      Şirketin İflasını İstememek (İİK m. 345/a): İdare ve temsil yetkilileri şirketin mevcudunun borçları karşılamadığını görerek iflas talebinde bulunmazlarsa alacaklının şikâyeti üzerine 10 günden 3 aya kadar hapisle cezalandırılırlar.

5. ÇEKİN ELDEN ÇIKMASI, KAYBOLMASI, ÇALINMASI VE BAŞVURU YOLLARI

A. Ödemeden Men Talebi, İptal Davası ve Hamilin Hakları

TTK m. 818/1-s yollamasıyla çeklerde de uygulanan TTK m. 757 uyarınca, iradesi dışında çeki elinden çıkan kişi asliye ticaret mahkemesinden muhatap bankanın ödeme yapmaktan menedilmesini talep edebilir. Mahkemece verilen sürede çek ibraz edilmezse iptaline karar verilir (TTK m. 764).

Ancak Yargıtay 15. Ceza Dairesi (E. 2015/9762, K. 2018/6067) kararına yansıyan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadı uyarınca:

“salt keşidecinin iddiası ile muhatabın çeki ödemekten menedilmiş olmasının, hamilin yasaca koruma altına alınan haklarını kullanmasında bir engel olarak kabul edilmesi olanaklı olmadığı”

B. Çalınan Çekin Kötüniyetle İktisabı ve Ceza Soruşturması

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi (E. 2022/1611, K. 2024/649), çalındığı ileri sürülen çekle ilgili açılan menfi tespit davasında; haciz mahallinde “davalı … ’nun evinde başka şirketlere ait çeklerin ve kaşelerin bulunduğunun tespit edildiği” olgusuna ve bilirkişi tespitlerine dayanarak davalıların davaya konu çeki kötüniyetle ele geçirdiklerini (“davalılar … Limited Şirketi ve …’nun davaya konu çeki kötüniyetle ele geçirdikleri”) kabul etmiştir. Daire, hırsızlık iddiasına ilişkin ceza davasında “yargılamanın halen devam ettiği” gerekçesini de gözeterek borçlu olunmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına hükmetmiştir.

C. Bankanın Kaybettiği Çeklerden Doğan Tazminat Sorumluluğu

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (E. 2021/2161, K. 2025/828), tahsil amacıyla bankaya tevdi edilen çeklerin banka nezdinde kaybolması hâlinde tazminat sorumluluğunun doğması için şu hukuki kriteri belirlemiştir:

“somut olaydaki gibi davalarda, kaybedilen çekler nedeni ile kaybeden bankadan tazminat isteyebilmesi için zararın ancak çeklerin ilgilisine başvurulup, alacağın tahsil edilmemesi hâlinde mümkün olmaktadır”

Daire, icra takiplerinde borçlunun haczi kabil malı olup olmadığı ve aciz vesikası koşulları araştırılmadan davanın reddedilmesini usulsüz görerek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararını kaldırmıştır (“ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına”).

6. KONKORDATO SÜRECİNİN ÇEKLERE VE CEZAİ SORUMLULUĞA ETKİSİ

A. Cezai Sorumluluğun Kanunen Kalkıp Kalkmayacağı ve Alacaklılar Arası Eşitlik

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin (E. 2022/795, K. 2022/716) kararında belirtildiği üzere; “Konkordatonun çekten kaynaklı borçlara etkisinin ne olacağı ya da karşılıksız çek keşide etmekten dolayı ortaya çıkan cezai sorumluluğu kaldırdığına ilişkin İİK da özel bir düzenleme yapılmadığı gibi çek kanununda da bir hüküm bulunmamaktadır.”

Bununla birlikte, konkordato geçici mühletinin verildiği aşamada alacaklıların korunması ve eşit muamele görmesi esastır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (E. 2022/1891, K. 2026/820), komiser onayı bulunmayan çekin bankaca ödenmemesini incelerken “Konkordatoda alacaklılar arasında eşitlik esastır.” ilkesini vurgulamış ve “davalı muhatap banka tarafından çekin ibrazında yapılan işlemde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.” sonucuna varmıştır.

B. Karşılıksızdır Şerhinin Önlenmesi ve Konkordato Tedbir Şerhi

Çeklere “karşılıksızdır” şerhi düşülmesi borçlu aleyhine ağır sonuçlar doğurmaktadır. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi (E. 2024/1142, K. 2024/2109), karşılıksız şerhinin “adli para cezası, elindeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankaya iade etmekle yükümlü olması, yeni çek hesabı açılamayacağı” sonuçlarını doğuracağına dikkat çekerek mühletten önce keşide edilen çekler için şu tedbir kararını vermiştir:

“Davacı borçlu şirketin, geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra, 5941 sayılı Çek Kanunu’nun “5”. maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının İhtiyati tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato tedbiri” şerhinin yazılmasına”

Benzer biçimde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (E. 2019/119, K. 2019/1072) “Davacı şerketlerin konkordato talebinden önce düzenledikleri çeklerin bankaya ibrazı halinde karşılıksız ibaresi yazılmasının tedbiren önlenmesine” karar vermiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi (E. 2022/795, K. 2022/716) de çeklere “konkordato sürecinde olduğuna dair şerh” düşülmesine karar vermiştir. Ancak Daire (E. 2022/434, K. 2022/520), hâkimin somut sebep gösteremediği ve “yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir” ölçütünü de hatırlatmıştır.

C. Ceza Yargılamasında “bekletici sorun” ve Tasdikin Cezaya Etkisi

Konkordato sürecinin ceza davasına etkisi suçun işlendiği (karşılıksız işleminin yapıldığı) tarihe göre farklılaşır:

●      Suç Tarihinden Sonra Açılan Konkordato: Yargıtay 7. Ceza Dairesi (E. 2025/694, K. 2025/6966), dokuz çekin tamamının konkordato sürecinden önce karşılıksız kaldığını tespit ederek; “suçun işlenmesinden sonra açılacak konkordato davasının, İcra Ceza Mahkemesinde açılan ve görülmeye devam edilen ceza davasında “bekletici sorun” yapılması için maddi veya hukuki bir sebep bulunmadığı” gerekçesiyle kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.

●      Konkordato Mühleti İçinde İbraz ve Bekletici Sorun: Yargıtay 7. Ceza Dairesi (E. 2021/13179, K. 2022/2225), çek üzerine “komiser onayı bulunmadığı anlaşıldığından işbu çek işleme alınmamıştır” şerhi düşüldüğü hâlde sanığa ceza verilmesini hatalı bulmuş; devam eden konkordato yargılamasının “bekletici sorun” yapılması gerektiği yönündeki ihbarnameyi yerinde görerek kararı kanun yararına bozmuştur. Kararda aktarılan Yargıtay 19. Ceza Dairesi ilamına göre; konkordato tasdik edilirse çek bedeli ve ödeme tarihi projeyle yenileneceğinden “sanıkların cezai sorumluluğundan söz edilemeyeceği” kabul edilmiştir. (Bu yöndeki içtihat İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2022/795 sayılı kararında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi içtihadı olarak da aktarılmıştır: “tüzel kişi yetkilisi olan sanıkların cezai sorumluluğundan söz edilemeyeceği”).

●      Komiserin Yetkisi ve Yöneticilerin Sorumluluğu: Konkordatonun reddi hâlinde veya konkordato sürecinde yetkiler komisere devredilmişse yöneticilerin cezai sorumluluğu kalkar; ancak yetki devredilmemişse “bu konudaki tüm yetkiler şirket yöneticilerinde olacağından” yöneticilerin hesapta karşılık bulundurma sorumluluğu devam eder (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD, E. 2022/1891, K. 2026/820; Yargıtay 7. CD, E. 2021/13179, K. 2022/2225).

7. YARGILAMA USULÜ, YETKİ, ŞİKÂYET SÜRELERİ VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

A. Görevli/Yetkili Mahkeme ve Şikâyet Hak Düşürücü Süresi

●      Görev ve Usul: 5941 sayılı Kanun m. 5/1 uyarınca karşılıksız çek davaları İcra Ceza Mahkemesinde görülür ve İİK m. 347, 349, 350, 351, 352 ve 353’te düzenlenen basit yargılama usulü uygulanır.

●      Yetki: Çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer, çek hesabının bulunduğu banka şubesinin yeri, hesap sahibinin yerleşim yeri veya şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (m. 5/1).

●      Şikâyet Süresi: İİK m. 347 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin (karşılıksız işleminin) öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

B. Delillerin Değerlendirilmesi ve Bilirkişi Raporlarının Niteliği

1.     Bilirkişi Nitelemesi: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (E. 2022/1891, K. 2026/820), “Mahkeme tarafından bilirkişinin yapmış olduğu hukuki nitelemeler bağlayıcı olmayacağından” ilkesini açıkça vurgulayarak, bilirkişinin yalnızca maddi vakıa ve teknik değerlendirmelerine itibar edilebileceğini belirtmiştir.

2.     Dolandırıcılıkta Ticari Deliller: Yargıtay 11. Ceza Dairesi (E. 2021/35353, K. 2025/15085), ticari dolandırıcılık iddiasının sübutunda; “Sanık savunmaları, katılan beyanları, ticaret sicili gazetesi örnekleri, tutanaklar, tanık anlatımları, suçta kullanılan çek örnekleri ve fatura suretleri ile tüm dosya kapsamı itibarıyla” delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi (E. 2013/19925, K. 2013/16520) de çeklerin gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığının tespiti için şirket defter, kayıt ve faturaları üzerinde bilirkişi incelemesini zorunlu görmüştür.

3.     Maddi Gerçeğin Araştırılması ve Eksik Soruşturma: Yargıtay 11. Ceza Dairesi (E. 2024/535, K. 2024/11502), şüpheli müdürün müşteri çeklerini rıza dışı ciro ettiği iddiasında; çek asıllarının temin edilmesi, imza incelemesi yapılması ve “şüpheli …’in ticari defter ve belgeleri incelenerek, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmesi amacıyla herhangi bir harcama yapılıp yapılmadığının ortaya konulması” gerektiğini belirterek eksik soruşturma gerekçesiyle takipsizlik kararını bozmuştur.

4.     İmza İnkârı ve Yetkili Olma Durumu: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi (E. 2020/1568, K. 2021/1212), bilirkişi raporunda çek üzerindeki imzanın sanığa ait olup olmadığı yönünde kesin kanaat bildirilememesini tek başına beraat gerekçesi saymamış; suçun karşılığı hesapta bulundurmama suçu olduğunu, çekin rıza dışı elden çıktığı ispatlanmadıkça ibraz tarihindeki şirket yetkilisinin cezai sorumluluktan kurtulamayacağını kabul etmiştir.

8. İNCELENEN YARGI KARARLARI ÖZET TABLOSU

Karar Künyesiİncelenen Uyuşmazlık / Hukuki KonuKarar Sonucu
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD
E. 2022/1891, K. 2026/820
30.04.2026
Konkordato geçici mühletinde komiser onaysız çekin ödenmemesi; alacaklı eşitliği; ibraz tarihinin yazılmamasının geçerliliğe etkisiİstinaf başvurusunun esastan reddi
Yargıtay 7. CD
E. 2021/13179, K. 2022/2225
10.02.2022
Karşılıksızdır yerine komiser onayı şerhi; devam eden konkordatonun bekletici sorun yapılması gereğiKanun yararına bozulmuştur
Yargıtay 7. CD
E. 2025/694, K. 2025/6966
13.05.2025
Karşılıksızdır işleminden sonra açılan konkordatonun bekletici sorun yapılamayacağı; adli para cezaları ve yasaklama tedbiriKanun yararına bozma istemlerinin ayrı ayrı reddine
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. CD
E. 2024/33, K. 2024/2111
11.06.2024
Kayyım atanan şirkette ibrazda karşılık temin edilmemesi; karşılıksız kalan miktar kadar ceza ve doğrudan hapis ihtarıİlk derece mahkemesinin beraat hükmünü kaldırmış ve sanığı çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı kadar adli para cezasıyla cezalandırmıştır (Kesin)
Yargıtay 15. CD
E. 2011/21134, K. 2013/5656
27.03.2013
Şirketi münferit imzayla ilzama yetkisiz müdürün şahsi sorumluluğu; karşılıksız çekte dolandırıcılık kastı yokluğuMahkûmiyet hükmü bozulmuştur
Yargıtay 19. CD
E. 2019/28148, K. 2021/795
01.02.2021
Bankanın yasal yükümlülük miktarının cezadan mahsubu; Limited Şirket müdürüne yasak tedbiri uygulanmasıYerel mahkemenin adli para cezasına ilişkin kararını kanun yararına bozmuş ve düzeltmiştir; yasaklama kararına ilişkin kanun yararına bozma talebini reddetmiştir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. HD
E. 2022/434, K. 2022/520
27.04.2022
Konkordatoda ihtiyati tedbir şartları; mühletten önce düzenlenen çeklere karşılıksız şerhi yerine konkordato sürecinde şerhiİlk derece mahkemesinin ara kararını kaldırarak istinaf başvurusunu kısmen kabul etmiş ve yeniden hüküm kurmuştur
Yargıtay 7. CD
E. 2022/7209, K. 2024/2493
05.03.2024
Karşılıksız çek davasında şikâyetten vazgeçilmesi ve mahkûmiyetin yerel mahkemece ek kararla ortadan kaldırılmasıİhbarname içeriğindeki hususlar bakımından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. CD
E. 2020/1568, K. 2021/1212
25.03.2021
Suçun karşılığı bulundurmama suçu olması; imza kesin tespit edilemese de rıza dışı elden çıkış ispatlanmadıkça yetkilinin mahkûmiyeti ve 20 taksitİstinaf başvurusunu kabul etmiş, ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurmuştur
Yargıtay 19. CD
E. 2020/907, K. 2021/3190
17.03.2021
Ticaret sicilinde tescilli şirket temsilcisi hakkında çek düzenleme yasağı ve adli para cezası verilmesinin hukuka uygunluğuKanun yararına bozma talebinin REDDİNE
Yargıtay 15. CD
E. 2015/9762, K. 2018/6067
27.09.2018
Gerçek ticari ilişkide dolandırıcılık kastının bulunmaması; keşidecinin tek taraflı men talimatının hamili engellemeyeceğiBozulmasına
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. HD
E. 2024/1142, K. 2024/2109
13.12.2024
Konkordatoda karşılıksız şerhinin önlenmesi; çeklere “Konkordato tedbiri” şerhi verilmesiİstinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesinin ara kararını kaldırmış ve tedbir kararı vermiştir
Yargıtay 11. CD
E. 2024/535, K. 2024/11502
14.10.2024
Müşteri çeklerinin sahte ciroyla devredilmesi (güveni kötüye kullanma / dolandırıcılık); ticari defter incelemesi eksikliğiKanun yararına bozma istemini kabul ederek itirazın reddi kararını kanun yararına bozmuştur
Yargıtay 11. CD
E. 2021/35353, K. 2025/15085
24.11.2025
Çeklerin güveninden yararlanılarak ticari dolandırıcılık (TCK 158/1-f, h); zincirleme suç hükümleriBir katılan vekilinin temyiz başvurusunu oy birliğiyle REDDİNE; diğer katılanlarla ilgili beraat hükümlerini ise oy birliğiyle BOZULMASINA
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD
E. 2021/2161, K. 2025/828
15.05.2025
Tahsile verilen çekin bankaca kaybedilmesi; bankaya tazminat davası açılması için cirantalardan tahsil imkânsızlığı şartıİlk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine
Yargıtay 19. CD
E. 2021/5594, K. 2021/7150
23.06.2021
5941 m. 7/6 yasağa rağmen çek düzenleme suçu; tüzel kişi hakkında verilen yasağa dayanılarak şirket yetkilisinin kıyasen cezalandırılamayacağıMahkûmiyet hükmünü bozmuştur
Yargıtay 15. CD
E. 2013/19925, K. 2013/16520
01.11.2013
Çekin karşılıksız kalmasının tek başına hile sayılmayacağı; defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi zorunluluğuÖzel belgede sahtecilik suçundan davanın reddine ilişkin kararı onamış; nitelikli dolandırıcılık mahkûmiyetleri ile nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarını bozmuştur
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. HD
E. 2022/795, K. 2022/716
08.06.2022
Konkordato sürecinde ibraz edilen çeklere karşılıksız yerine “konkordato sürecinde olduğuna dair şerh” düşülmesiİstinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve tedbir şerhi düşülmesine karar vermiştir
Yargıtay 23. CD
E. 2015/3860, K. 2015/5469
21.10.2015
Çekler hakkında rıza dışı elden çıktı denilerek ödemeden men talimatı verilmesi suretiyle dolandırıcılık; ilgili karşılıksız çek dosyalarının celbi gereğiBOZULMASINA
Yargıtay 7. CD
E. 2023/17397, K. 2025/12334
13.10.2025
Muhatap bankanın yasal garanti tutarının karşılıksız kalan bedelden mahsubu ile ceza tayiniKanun yararına bozmuş; hüküm fıkrasındaki miktarın değiştirilmesine karar vermiştir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. HD
E. 2019/119, K. 2019/1072
13.06.2019
Mühletten önce keşide edilen çeklerin ibrazında karşılıksızdır ibaresi yazılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesiİlk derece mahkemesinin tedbir talebini reddeden kararını kaldırarak davacıların istinaf başvurusunu kabul etmiştir
Yargıtay 7. CD
E. 2023/10607, K. 2025/4051
17.03.2025
Limited şirket müdürü hakkında çek düzenleme ve hesap açma yasağı uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığıKanun yararına bozma istemini oy birliğiyle reddetmiştir
Yargıtay 15. CD
E. 2019/4601, K. 2019/5957
20.05.2019
Organik bağ bulunan şirketlerce cirosu olmayan 3. kişi aracılığıyla danışıklı çek iptal ve ödeme yasağı kararı alınması iddiasıKanun yararına bozmuştur
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD
E. 2022/1611, K. 2024/649
04.04.2024
Çalınan çekin kötüniyetle iktisabı; haciz tutanağında başka şirket çek ve kaşelerinin çıkması; menfi tespit ve kötüniyet tazminatıİki davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; diğer davalının başvurusunu kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın kabulüne yeniden karar vermiştir
Yargıtay 19. CD
E. 2018/6510, K. 2018/11325
05.11.2018
Suçun karşılıksız işleminin yapıldığı anda tamamlanması; kanun değişikliğinden önce düzenlenip ibrazı sonraya sarkan çeklerde suçun sübutuUyuşmazlığı suç oluşturması gerektiği yönünde gidererek karar vermiştir

Literatür

1. Doğrudan Sonuç

Türk hukukunda çekten kaynaklanan uyuşmazlıklar ve ticari suçlar; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), 5941 sayılı Çek Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) normlarının kesişim noktasında yer alan çok katmanlı bir sorumluluk rejimi oluşturmaktadır .

Karşılıksız çek olgusu, salt bir borcun ifa edilmemesi veya doğrudan doğruya genel dolandırıcılık suçunun bir görünümü olarak değil; 5941 sayılı Kanun m. 5 kapsamında “karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme” başlığı altında bağımsız, kendine özgü (sui generis) ve şekli unsurları ağır basan özel bir suç tipi olarak düzenlenmiştir . Bu suç kapsamında ceza sorumluluğunun faili tüzel kişiler olamaz; çek hesabı sahibi bir sermaye şirketi olduğunda cezai sorumluluk, ibraz tarihi itibarıyla şirketin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesine, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilere aittir .Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı şeklindeki güvenlik tedbiri ise hem gerçek kişi failler hem de tüzel kişi ve yetkilileri hakkında tesis edilir .

Karşılıksız çek suçunda hükmolunacak adli para cezası, bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu yasal tutar veya kısmi ödemeler düşüldükten sonra kalan karşılıksız miktardan az olamaz ve 1500 güne kadar tayin edilir . Adli para cezasının ödenmemesi durumunda ceza, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 106/3 uyarınca kamuya yararlı işte çalıştırma tedbiri uygulanmaksızın doğrudan doğruya hapis cezasına dönüştürülür; yargılamada ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hükümleri tatbik edilmez .

Konkordato mühleti verilmesi karşılıksız çek suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmamakla ve doğrudan bir hukuka uygunluk sebebi teşkil etmemekle birlikte, ilgili çek borcunu kapsayan konkordato sürecinde ceza yargılamasının durdurulması ve sürecin sonucunun CMK m. 218 gereğince bekletici mesele yapılması Yargıtay içtihatlarında kabul görmektedir [L14]. Çekin rıza dışı elden çıkması durumunda TTK m. 757 ve 764 uyarınca ödemeden men ve iptal davası yollarına başvurulmalıdır; ticari ilişkiler kapsamında işlenen nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f, h), hizmet/ticaret ilişkisi nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m. 155/2), hileli/taksirli iflas (TCK m. 161, 162) ve şirket iflasını istememe (İİK m. 345/a) suçları ise karşılıksız çek suçundan bağımsız maddi ve manevi unsurlara göre incelenir .

2. Kavramsal Çerçeve ve Terminoloji

A. Çekin Hukuki Niteliği ve Kambiyo Senedi Vasfı

Çek, TTK m. 780 vd. hükümlerinde düzenlenen, muhatap bankaya yönelik kayıtsız ve şartsız bir ödeme yetkisi ve havalesini içeren kambiyo senedidir .Çekin ekonomik işlevi esasen bir ödeme aracı olmasıdır; ancak Türk uygulamasında vadeli (ileri düzenleme tarihli) çek keşidesi yaygın olduğundan fiilen bir kredi aracı işlevi de görmektedir .

B. Zorunlu Kanuni Unsurlar ve Tamamlayıcı Hükümler

Bir senedin çek vasfını kazanabilmesi ve karşılıksız çek suçuna konu olabilmesi için TTK m. 780/1 uyarınca şu zorunlu unsurları içermesi gerekir :

1.     Senet metninde “çek” kelimesi (yabancı dilde ise o dildeki karşılığı),

2.     Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havale,

3.     Muhatabın (bankanın) ticaret unvanı,

4.     Ödeme yeri,

5.     Düzenlenme tarihi ve yeri,

6.     Düzenleyenin (keşidecinin) imzası,

7.     Banka tarafından verilen seri numarası,

8.     Karekod.

TTK m. 781 uyarınca bu unsurlardan birini içermeyen senet, kanunun açıkça tamamlayıcı hüküm koyduğu haller dışında çek sayılmaz .Açıklık bulunmadığı takdirde muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri; düzenlenme yeri gösterilmemişse düzenleyenin adı yanında yazılı yer düzenlenme yeri sayılır. Yabancı banka çeklerinde seri numarası veya karekod aranmaz . Düzenleme tarihi ise senedin çek vasfını kazanması için mutlak zorunlu bir unsurdur; düzenleme tarihi bulunmayan senet kambiyo senedi vasfını haiz olamayacağından ceza hukukunda da karşılıksız çek suçunun maddi konusunu oluşturamaz .

C. İbraz Süreleri ve İleri Düzenleme Tarihi Müessesesi

TTK m. 796 uyarınca çekin muhatap bankaya ibrazı belirli sürelere bağlanmıştır. Süreler düzenlenme tarihinin ertesi günü işlemeye başlar:

●      Düzenlendiği yerde ödenecek çekler için 10 gün,

●      Düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecek çekler için 1 ay,

●      Ödeneceği ülkeden başka bir ülkede düzenlenen çekler için aynı kıtada ise 1 ay, farklı kıtalarda ise 3 aydır.

5941 sayılı Çek Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, 31/12/2028 tarihine kadar üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz kılınmıştır. Dolayısıyla suçun oluşumu açısından esas alınan tarih, çekin üzerinde yer alan ileri düzenleme tarihine göre hesaplanan kanuni ibraz süresidir .

D. Suçun Maddi Konusu ve Tipik Hareket

Karşılıksız çek suçunda tipik hareket, salt çek keşide etmek değildir. Suçun tanımı; “üzerinde yazılı düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibraz edilen geçerli bir çekin karşılığını hesapta bulundurmayarak bankaca ‘karşılıksızdır’ işlemi yapılmasına sebebiyet vermek” olarak tanımlanmıştır .]. Bu yönüyle suç, neticeli ve gerçek ihmali bir suç tipidir .

3. Doktrindeki Ana Yaklaşımlar

A. Karşılıksız Çek Suçunun Tarihsel Evrimi ve Korunan Hukuki Yarar

Türk hukukunda karşılıksız çeke bağlanan yaptırımlar tarihsel süreçte önemli dönüşümler geçirmiştir .

1.     Dolandırıcılık Rejimi (1929 TBMM Yorum Kararı): Karşılıksız çek keşidesi, 07.01.1929 tarihli Meclis Yorum Kararı ile TCK’nın dolandırıcılık hükümleri kapsamında cezalandırılmıştır . Ancak dolandırıcılığın “hile ve aldatma” unsurunun her karşılıksız çek olayında ispatlanamaması cezasızlık doğurmuş ve özel kanun ihtiyacı ortaya çıkmıştır .

2.     Özel Suç ve Bağımsız Ceza Rejimi (3167 sayılı Kanun): 1985 yılında yürürlüğe giren 3167 sayılı Kanun ile karşılıksız çek keşide etme fiili bağımsız bir şekli suç olarak düzenlenmiş ve doğrudan hapis cezası öngörülmüştür.2003 yılında 4814 sayılı Kanun ile adli para cezasına yönelinmiştir .

3.     5941 ve 6273 Sayılı Kanun Dönemleri: 2009 yılında kabul edilen 5941 sayılı Çek Kanunu sonrası, 2012 tarihli 6273 sayılı Kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılarak idari para cezası ve idari yaptırıma (kabahate) dönüştürülmüştür .

4.     6728 Sayılı Kanun ile Yeniden Suç Sayılma: Çek kullanımındaki güven krizini aşmak amacıyla 2016 yılında 6728 sayılı Kanun ile Çek Kanunu m. 5 değiştirilerek fiil yeniden adli para cezası ve ödenmemesi halinde doğrudan hapis yaptırımına bağlanan bir suç haline getirilmiştir .

Doktrinde hakim görüşe göre bu suçla korunan hukuki yarar, çekin ticari hayattaki tedavül kabiliyeti, ödeme aracı niteliğine duyulan kamusal güven ve ekonomik düzenin istikrarıdır [L7], [L13].

                 TÜRK HUKUKUNDA KARŞILIKSIZ ÇEK YAPTIRIM REJİMİ
┌─────────────────┐     ┌─────────────────┐     ┌─────────────────┐     ┌─────────────────┐
│ 1929 Yorum K.   │     │ 3167 s. Kanun   │     │ 6273 s. Kanun   │     │ 6728 s. Kanun   │
│ Dolandırıcılık  │ ──> │ Özel Suç Tipi   │ ──> │ Kabahat Rejimi  │ ──> │ Adli Para C.    │
│ Kapsamı         │     │ (Hapis Cezası)  │     │ (İdari Yaptırım)│     │ (Doğrudan Hapis)│
└─────────────────┘     └─────────────────┘     └─────────────────┘     └─────────────────┘

B. Borç İçin Hapis Yasağı Tartışması

Doktrinde önemli bir grup yazar; Anayasa m. 38/8 (“Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz”) ve AİHS Ek 4 No’lu Protokol m. 1 hükümleri karşısında, karşılıksız çek adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilmesini “borç için hapis yasağının” dolaylı ihlali olarak değerlendirmektedir .

Buna karşın kanun koyucu ve yargı organlarınca benimsenen karşı yaklaşım; çekin basit bir sözleşmesel borç ikrarı olmayıp kanunla özel koruma altına alınmış kamusal bir ödeme vasıtası olduğu, yaptırımın temelinde borcun ödenmemesinin değil kamusal güveni zedeleyen ve kambiyo düzenini bozan “karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme” ihmali hareketinin yattığı gerekçesiyle Anayasa’ya aykırılık bulunmadığı yönündedir .

C. Şirket Yetkililerinin Cezai Sorumluluğunun Belirlenmesi

Ceza hukukunun şahsiliği ilkesi (TCK m. 20) gereğince tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz . Çek Kanunu m. 5/2, failin tespitinde özel bir düzenleme getirmiştir:

●      Çek hesabı sahibi tüzel kişi ise, ceza sorumluluğu tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesine aittir .

●      Eğer yönetim organında mali işlerin yürütülmesine dair açık bir görev taksimi (iç yönerge, tescilli yetki dağılımı vb.) yapılmamışsa, sorumluluk yönetim organını oluşturan tüm gerçek kişi veya kişilere yönelir .

●      Doktrin ve içtihat uyarınca, çek üzerinde keşideci sıfatıyla imzası bulunan kişinin sırf imza atmış olması onu otomatik olarak karşılığı hesapta bulundurma yükümlüsü yapmaz; suç ibraz anındaki ihmali fiille işlendiğinden, ibraz tarihindeki mali yetkili veya yönetim organı üyesi fail sıfatını kazanır .

4. Yaklaşımlar Arasındaki Ayrışmalar ve Çatışmalar

A. Karşılıksız Çek Suçu ile Dolandırıcılık Suçunun Sınırları

Uygulamada ve doktrinde en sık karşılaşılan çatışma alanlarından biri, ödenmeyen çeklerin dolandırıcılık (TCK m. 157) veya nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f, h) suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğidir .

KriterKarşılıksız Çek Suçu (Çek K. m. 5)Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f, h)
Maddi UnsurGeçerli çekin süresinde ibrazında karşılığının bulunmamasıMağduru hataya düşürecek yoğunlukta hileli davranış sergilenmesi
Manevi UnsurKast / karşılığı bulundurmama ihmali Suçun başında var olan dolandırma kastı ve haksız menfaat temini
Çekin RolüSuçun bizatihi konusudurHileyi kolaylaştıran veya güven telkin eden bir araçtır
Yargılama Merciiİcra Ceza MahkemesiAğır Ceza Mahkemesi.

Doktrin ve içtihada göre, salt çekin karşılıksız kalması veya failin sonradan ödeme güçlüğüne düşmesi dolandırıcılık suçunu oluşturmaz [L11]. Fail, en baştan itibaren ödeme niyeti ve imkânı bulunmadığı halde hileli hareketlerle karşı tarafı aldatarak mal veya menfaat temin etmiş ve bu hilenin icrasında çeki bir araç olarak kullanmışsa TCK m. 158 hükümleri uygulanır .

B. Cirantanın Şikâyet Hakkına İlişkin İçtihat Farklılıkları

Çek Kanunu m. 5/1 uyarınca şikâyet hakkı “hamile” tanınmıştır [L11]. Çekin bankaya ibrazı anında karşılıksız şerhini vurduran son meşru hamilin şikâyet hakkına sahip olduğunda tereddüt yoktur . Ancak karşılıksız işleminden sonra çek bedelini ödeyerek senedi teslim alan önceki cirantanın şikâyet hakkı doktrin ve yargı kararlarında tartışmalıdır :

●      Dar Yorum: Şikâyet hakkının münhasıran karşılıksızdır işlemini yaptıran ve ibraz anında hamil olan kişiye ait olduğu, müracaat hakkını kullanarak çeki eline geçiren cirantanın ceza şikâyetinde bulunamayacağı savunulmaktadır.

●      Yargıtay Yaklaşımı (Yargıtay 19. ve 7. Ceza Daireleri): Karşılıksız şerhi düşüldükten sonra müracaat borçlusu olarak çek bedelini ödeyen ve meşru ciro zinciri ile senedi geri alan önceki cirantanın da suçtan doğrudan zarar gördüğü ve şikâyet hakkına sahip olduğu kabul edilmektedir . Burada hak düşürücü sürenin, çekin ciranta tarafından teslim alındığı (zararın ve fiilin öğrenildiği) tarihten itibaren başlayacağı kabul edilmektedir .

C. Konkordatonun Ceza Sorumluluğuna Etkisi: Bekletici Mesele Yaklaşımı

Konkordato mühleti verilmesinin ceza yargılamasına etkisi konusunda iki temel yaklaşım bulunmaktadır :

1.     Sorumluluğun Devamı Yaklaşımı: Karşılıksız çek suçunun şekli bir suç olduğu, suçun ibraz anında tamamlandığı, sonradan açılan konkordato davasının veya verilen mühletin geçmişe etkili olarak suçun unsurlarını kaldıramayacağı görüşüdür.

2.     Bekletici Mesele ve Durma Yaklaşımı (Hakim Görüş): Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında (örn. 10.06.2019 T., 23974/9339 K.) kabul edildiği üzere; konkordato geçici mühlet kararı verilmesi halinde İİK m. 294 uyarınca takiplerin durduğu, borçlunun ödeme yapmasının sınırlandığı dikkate alınarak, konkordato süreci ilgili çek borcunu kapsıyorsa CMK m. 218 gereğince konkordato tasdik davasının sonucunun beklenmesi ve ceza davasında CMK m. 223/8 uyarınca durma kararı verilmesi gerekmektedir.

5. Usuli Sonuçlar ve Dava Stratejisine Etkiler

A. Görevli ve Yetkili Mahkeme

5941 sayılı Kanun m. 5/1 uyarınca karşılıksız çek suçunda görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesidir . Yetkili mahkemeler ise kanunda seçimlik olarak belirlenmiştir :

●      Çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği yer mahkemesi,

●      Çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesi,

●      Hesap sahibinin yerleşim yeri mahkemesi,

●      Şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesi,

●      Çekin takas odasına ibrazı halinde takas odasının bulunduğu yer mahkemesi .

                 İCRA CEZA MAHKEMESİ SEÇİMLİK YETKİ ALANLARI
┌─────────────────────────────────────────────────────────────────────────┐
│ 1. Çekin Bankaya İbraz Edildiği Yer Mahkemesi                           │
│ 2. Çek Hesabının Açıldığı Banka Şubesinin Bulunduğu Yer Mahkemesi       │
│ 3. Hesap Sahibinin Yerleşim Yeri Mahkemesi                              │
│ 4. Şikâyetçinin Yerleşim Yeri Mahkemesi                                 │
│ 5. Takas Odasına İbrazda Takas Odasının Bulunduğu Yer Mahkemesi         │
└─────────────────────────────────────────────────────────────────────────┘

B. Şikâyet Süreleri ve Usulü

Karşılıksız çek suçu şikâyete bağlıdır. Soruşturma ve kovuşturma doğrudan icra mahkemesine dilekçe ile yapılan şikâyet üzerine başlar; Cumhuriyet savcılığı tarafından iddianame tanzim edilmez .

İİK m. 347 yollamasıyla şikâyet süresi ;

●      Fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay,

●      Her hâlde fiilin işlendiği (karşılıksızdır işleminin yapıldığı) tarihten itibaren 1 yıldır.
Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re’sen gözetilir.

C. Yargılama Usulü ve Muhakeme Güvencelerinin Sınırlandırılması

İcra Ceza Mahkemesinde İİK m. 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 maddelerinde öngörülen basit ve seri yargılama usulü uygulanır . Çek Kanunu m. 5/10 uyarınca bu suç bakımından:

●      Ceza Muhakemesi Kanunu’nun uzlaşma hükümleri uygulanmaz,

●      Ön ödeme hükümleri uygulanmaz,

●      Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hükümleri uygulanmaz .

D. Delillerin Değerlendirilmesi ve İspat Rejimi

Yargılama sürecinde ispat araçları şu çerçevede değerlendirilir ;

1.     Çekin Aslı veya Onaylı Sureti: Çek Kanunu m. 3/6 uyarınca şikâyetçi, muhatap banka tarafından onaylanmış çek fotokopisi ile şikâyette bulunabilir; mahkeme gerek gördüğünde çekin aslını celbeder .Çek arkasındaki karşılıksız şerhi, ibraz tarihi, banka kaşesi ve yetkili imzası suçun tipikliğini ispatlayan birincil delildir .

2.     Ticaret Sicili ve MERSİS Kayıtları: Suç tarihinde failin şirketi temsile ve mali işleri yürütmeye yetkili olup olmadığı ticaret sicil gazetesi, imza sirküleri ve şirket iç yönergeleri celbedilerek belirlenir.

3.     Banka Kayıtları ve Kısmi Karşılık: Bankanın yasal sorumluluk tutarını ödeyip ödemediği, hesapta kısmi karşılık bulunup bulunmadığı araştırılır.

4.     İmza İncelemesi (Grafoloji): Sanığın çekteki keşideci imzasını inkâr etmesi halinde imza incelemesi yaptırılır; ancak şirket adına düzenlenen çeklerde karşılığı hesapta bulundurma yükümlüsü olan şirket yetkilisinin, çek şirket rızasıyla tedavüle çıkarılmışsa, çek üzerindeki imza kendisine ait olmasa dahi cezai sorumluluğu devam eder.

6. Maddi Hukuk Sonuçları ve Risk Alanları

A. Cezai Yaptırımlar ve İnfaz Rejimi

1.     Adli Para Cezası: Çek Kanunu m. 5/1 gereğince her bir çek yaprağı için ayrı ayrı 1500 güne kadar adli para cezasına hükmolunur.Hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından (banka yasal sorumluluk tutarı ve kısmi ödemeler düşüldükten sonraki net tutar) az olamaz.

2.     Doğrudan Hapse Çevrilme: 5941 sayılı Kanun m. 5/11 uyarınca, hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, 5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 106/3’teki kamuya yararlı işte çalıştırma kararı verilmeksizin ceza doğrudan hapis cezasına çevrilir.

B. Güvenlik Tedbiri: Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı

Mahkeme, mahkûmiyet hükmü ile birlikte re’sen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verir . Ayrıca yargılama devam ederken koruma tedbiri olarak da bu yasak re’sen uygulanır .

●      Kapsam: Yasak; çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, tüzel kişi adına çek keşide edenler ve sermaye şirketlerinde yönetim organı ile ticaret siciline tescilli şirket yetkilileri hakkında tesis edilir .

●      Yönetim Organı Yasağı: Hakkında yasaklama kararı verilen kişiler, yasaklılık süresince sermaye şirketlerinin yönetim organlarında yeni görev alamazlar; ancak mevcut üyelikleri süre sonuna kadar devam eder (Çek K. m. 5/2).

●      Yasağa Rağmen Çek Keşidesi Suçu: Çek Kanunu m. 7/6 uyarınca, hakkında çek düzenleme ve hesap açma yasağı varken çek düzenleyen kişi, fiil daha ağır bir suçu oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır .

C. Etkin Pişmanlık ve Şikâyetten Vazgeçme (Çek K. m. 6)

Karşılıksız kalan çek bedelinin, kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun’a göre ticari işlerde temerrüt faizi ile birlikte tamamen ödenmesi halinde.

●      Yargılama aşamasında davanın düşmesine,

●      Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verilir .
Şikâyetten vazgeçme halinde de aynı sonuçlar doğar ve çek düzenleme yasağı kaldırılır .

D. Ticari İlişkilerden Doğan Diğer Malvarlığı Suçları

                   TİCARİ İLİŞKİLERDEN DOĞAN BAĞLANTILI SUÇLAR
┌─────────────────────────────────┬─────────────────────────────────┬─────────────────────────────────┐
│ Nitelikli Dolandırıcılık        │ Güveni Kötüye Kullanma          │ İflas Suçları                   │
│ (TCK m. 158/1-f, h)             │ (TCK m. 155/2)                  │ (TCK m. 161, 162; İİK m. 345/a) │
├─────────────────────────────────┼─────────────────────────────────┼─────────────────────────────────┤
│ • Banka/kredinin araç kılınması │ • Ticari ilişki/meslek          │ • Hileli iflas (mal kaçırma,    │
│ • Tacir/yönetici faaliyeti      │   kapsamında zilyetliği devirli │   sahte borç) (TCK 161)         │
│ • Hapis alt sınırı 4 yıl        │   mal veya çekin amacı dışında  │ • Taksirli iflas (TCK 162)      │
│ • Para cezası menfaatin 2 katı  │   tasarrufu                     │ • İflas istememe (İİK 345/a)    │
└─────────────────────────────────┴─────────────────────────────────┴─────────────────────────────────┘

1.     Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158):

○      Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması (m. 158/1-f): Çekin baştan itibaren ödeme kastı olmaksızın hileli bir kurguyla kullanılması.

○      Tacir veya Şirket Yöneticilerinin Faaliyetleri Sırasında İşlemesi (m. 158/1-h): Ticari güvenin kötüye kullanılması.

○      Yaptırım: Bu hallerde hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan, adli para cezası ise suçtan elde edilen menfaatin 2 katından az olamaz.

2.     Güveni Kötüye Kullanma (TCK m. 155/2): Tacir veya meslek erbabına teminat, tahsilat veya hatır amacıyla verilen müşteri çeklerinin devir amacı dışında kullanılması veya iade edilmemesi halinde 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezası gündeme gelir.

3.     Hileli ve Taksirli İflas (TCK m. 161, 162): Şirket malvarlığını eksiltmeye yönelik muvazaalı tasarruflar, defter gizleme ve sahte borç yaratma eylemleri iflas kararı şartıyla hileli iflası (3 yıldan 8 yıla kadar hapis); basiretsiz tacir gibi davranarak özen yükümlülüğünün ihlali taksirli iflası (2 aydan 1 yıla kadar hapis) oluşturur.

4.     Şirketin İflasını İstememe (İİK m. 345/a): Şirket aktifinin pasifi karşılamadığı (borca batıklık) durumda ticaret mahkemesine iflas bildiriminde bulunmayan şirket yöneticileri alacaklının şikâyeti üzerine 10 günden 3 aya kadar hapis ile cezalandırılır.

E. Çekin Elden Çıkması, Kaybolması ve Hukuki Başvuru Yolları

●      Ödemeden Men Talebi (TTK m. 757, 818/1-s): Çeki rızası hilafına elinden çıkan lehtar veya hamil, muhatap bankanın ödeme yapmasını engellemek amacıyla Asliye Ticaret Mahkemesinden ödemeden men ihtiyati tedbiri talep edebilir.

●      Çek İptal Davası (TTK m. 764): Zayi olan çekin iptali için ticaret mahkemesinde açılan davada mahkemece ilanlar yapılır; çek ibraz edilmezse iptaline karar verilir.

●      Kaybolmuş Eşya Üzerinde Tasarruf (TCK m. 160): Kaybedilmiş veya hata sonucu ele geçmiş çeki yetkili mercilere bildirmeksizin malik gibi elinde tutan veya ciro eden kişi şikâyet üzerine 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.

7. Somut Olaya Uygulanabilecek Çıkarımlar

Ticari hayatta çek ilişkilerinden doğan ceza ve takip dosyalarında uygulanabilecek stratejik adımlar:

1.     Kambiyo Vasfı ve Şekil Denetimi: Uyuşmazlık konusu çekin TTK m. 780-781 kapsamında zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı, düzenleme tarihinin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Unsurları eksik bir senet için karşılıksız çek suçundan şikâyet yapılamaz.

2.     İbraz ve Süre Uygunluğu: Çekin ibrazının TTK m. 796’daki yasal süreler içinde ve Çek Kanunu Geçici m. 3/5 uyarınca üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce olmamak kaydıyla yapıldığı doğrulanmalıdır.

3.     Fail Tespiti ve Şirket Kayıtları: Şüpheli/sanık şirket yetkilisinin ibraz tarihindeki ticaret sicili kaydı, MERSİS verileri ve varsa şirket içi mali görev dağılımı incelenmelidir. İbraz tarihinden önce yetkisi sona eren veya mali yetkisi bulunmayan yöneticiler yönünden fail sıfatının bulunmadığı savunulmalıdır.

4.     Şikâyet Süresinin Takibi: 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü süreler kaçırılmamalıdır. Cirantalar yönünden çekin teslim alındığı ve zararın öğrenildiği tarihin ispatı dosya stratejisinde belirleyicidir.

5.     Konkordato Savunması ve Bekletici Mesele: Borçlu şirket konkordato mühleti almışsa, icra ceza mahkemesinde konkordato dosyası delil olarak sunulmalı; CMK m. 218 uyarınca ticaret mahkemesi kararının beklenmesi ve durma kararı verilmesi talep edilmelidir.

6.     Etkin Pişmanlık Stratejisi: Mahkûmiyet ve hapis tehdidini ortadan kaldırmak için asıl çek bedeli ile 3095 sayılı Kanun temerrüt faizinin ödenmesi veya şikâyetçi ile anlaşılarak şikâyetten vazgeçme sağlanması değerlendirilmelidir.

8. Açık Sorular, İstisnalar ve Belirsizlikler

●      Kusurluluk ve Mücbir Sebep Tartışması: Karşılıksız çek suçunda failin kusur durumu (örneğin beklenmeyen ekonomik krizler, bankanın hesap üzerindeki haksız blokajı veya ağır hastalık halleri) konusunda doktrinde tartışmalar bulunmakla birlikte, kanunun katı şekli yapısı nedeniyle uygulamada kusur değerlendirmesi dar tutulmakta ve her somut olaya göre değişebilmektedir.

●      Banka Sorumluluk Miktarının Mahsubu: Adli para cezasının alt sınırının belirlenmesinde bankanın yasal olarak ödemekle yükümlü olduğu tutarın mahsup edilmesi zorunludur; ancak bankanın bu tutarı ödemekten imtina ettiği hallerde hesaplama ihtilafları doğabilmektedir.

●      Mevcut Yönetim Organı Üyeliğinin Durumu: Çek düzenleme yasağı alan kişilerin yeni yönetim kurulu üyesi olamayacağı hükme bağlanmışken, mevcut üyeliklerinin devam etmesi uygulamada şirket yönetimlerinde kilitlenmelere ve yetki karmaşalarına yol açabilmektedir.

●      Konkordato Tedbir Kararlarının Niteliği: Ticaret mahkemelerince verilen “karşılıksızdır şerhi vurulmayıp konkordato şerhi düşülmesi” yönündeki ihtiyati tedbirlerin icra ceza mahkemesini ne ölçüde bağlayacağı hususunda mahkemeler arasında uygulama farklılıkları mevcuttur.

9. Sonuç ve Pratik Değerlendirme

Çek ve ticari suçlar rejimi; ticari hayatın akışkanlığı ile ceza hukukunun temel ilkeleri (kusur, şahsilik ve borç için hapis yasağı) arasında hassas bir dengeye dayanmaktadır.

Pratik uygulamada avukatlar ve şirket yetkilileri açısından temel risk alanları; şirket içi mali görev dağılımlarının tescil edilmemesi nedeniyle tüm yönetim kurulu üyelerinin şahsi ceza tehdidi altına girmesi, hak düşürücü şikâyet sürelerinin hatalı hesaplanması, dolandırıcılık iddiaları ile şekli karşılıksızlık fiillerinin birbiriyle karıştırılması ve konkordato süreçlerinin ceza dosyalarına usulünce yansıtılamamasıdır. Başarılı bir dava ve risk yönetimi; senet metninin şekil şartlarından başlayarak, şirket içi yetkilendirme belgelerinin, banka kayıtlarının ve eş zamanlı yürüyen ticari/iflas davalarının entegre bir şekilde takip edilmesini gerektirmektedir.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *