1. BÖLÜM: PARANIN TARİHSEL GELİŞİMİ VE SANAL PARANIN ORTAYA ÇIKIŞI
1.1. Paranın Tanımı ve Hukuki İşlevleri
Para, ekonomik ve hukuki açıdan farklı tanımlara konu olmuştur. Genel ifadeyle para; mal ve hizmet alımında, borçların ifasında ve tazminat ödemelerinde kullanılan temel değişim aracıdır. Aynı zamanda üretim sonucunda ortaya çıkan artık değerin belirlenmesinde ve devredilmesinde rol oynar. Hukuki açıdan para, borcun edimini sonlandıran ve ifayı sağlayan bir ödeme aracıdır.
1.2. Paranın Tarihsel Değişimi ve Türleri
Tarihsel süreçte para, toplumların ihtiyaçlarına göre biçim değiştirmiştir. İlk zamanlarda nadir bulunan altın, gümüş ve bronz gibi değerli madenler “mal para” olarak kullanılmıştır. Ticari hacmin genişlemesiyle birlikte bu madenlerin yerini ortak semboller ve kâğıt paralar almıştır. Doktrinde para genel olarak beş ana türde sınıflandırılmaktadır:
- Mal Para: Kendi bünyesinde doğrudan kullanım değeri barındıran kıymetli madenler.
- Temsili Para: Belirli bir altın veya gümüş karşılığı bulunan kâğıt banknotlar.
- Kaydi Para: Banka hesaplarındaki rakamsal kayıtlardan oluşan para.
- Elektronik Para: Yetkili kurumlarca ihraç edilen ve tedavüldeki resmî paranın dijital temsilcisi.
- Sanal Para: Bir devlet veya merkez bankası tarafından basılmayan, sanal topluluklarca kabul gören dijital varlıklar.
1.3. Bretton Woods Dönemi ve Para – Altın İlliyetinin Kopması
1974 yılına kadar küresel finans sisteminde Bretton Woods Anlaşması geçerliydi. Bu sistemde ülke paraları, merkez bankalarındaki belirli bir altın rezervine endeksliydi. Ancak 1970’li yıllarda Uluslararası Para Fonu (IMF) kararları ile para ile altın arasındaki illiyet bağı tamamen koparılmıştır. Böylece para, altının bir göstergesi olmaktan çıkmış, kendi başına bağımsız bir tedavül aracı haline gelmiştir. Günümüzdeki resmî ülke paraları da altından bağımsız bu yapısıyla, bir bakıma kripto varlıkların bağımsız mantığına zemin hazırlamıştır.
1.4. Türkiye’de Para Basma Yetkisi
Anayasa’nın 87. maddesi uyarınca para basma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) aittir. TBMM bu yetkiyi tarihi süreçte çeşitli kanunlarla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) devretmiştir. 3985 sayılı Kanun ile banknot ihracı yetkisi süresiz olarak TCMB’ye verilmiştir. 5083 sayılı Kanun uyarınca da Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmî para birimi Türk Lirası’dır.
2. BÖLÜM: KRİPTO VARLIKLARIN TEKNİK YAPISI VE ÇALIŞMA PRENSİPLERİ
2.1. Kripto Para Nedir?
Kripto varlıklar, parasal karşılığı bulunan ve yüzlerce kod satırıyla oluşturulan şifreli veri bütünüdür. Bu varlıklar, güvenilir bir merkezi otoriteye ihtiyaç duymadan kişiler arası transfer imkânı sağlar. Şifreleme yöntemleri sayesinde verilerin tekilliği ve kopyalanamazlığı teminat altına alınır.
2.2. Blok Zincir (Blockchain) Teknolojisi
Kripto paraların kullanımı ve kontrolü, blok zincir adı verilen dağıtık bir veri tabanı üzerinden yürütülür. İlk kripto para örneği Bitcoin olup; günümüzde Ethereum, Litecoin, Ripple ve IOTA gibi binin üzerinde farklı kripto varlık mevcuttur. Blok zinciri, işlemlerin şeffaf ve geriye dönük değiştirilemez biçimde kaydedilmesini sağlar.
2.3. Sanal Cüzdanlar ve Anahtar Sistemi
Kripto varlıkların fiziki bir karşılığı yoktur. Alım, satım ve saklama işlemleri sanal cüzdanlar aracılığıyla gerçekleşir. Sanal cüzdanlarda iki temel anahtar mekanizması bulunur:
- Açık Anahtar (Public Key): Herkes tarafından görülebilen, bankalardaki IBAN numarasına benzer transfer adresidir.
- Gizli Anahtar (Private Key): Banka kartının şifresi gibidir. İşlemleri onaylamaya yarar. Yalnızca cüzdan sahibi tarafından bilinmelidir. Kaybedilmesi halinde varlıklara bir daha ulaşılamaz.
2.4. Cüzdan Türleri ve Saklama Yöntemleri
Kripto varlıkların saklandığı cüzdanlar teknik özelliklerine göre sınıflandırılır:
- Sıcak Cüzdan: İnternete bağlı çalışan cüzdanlardır. Kullanımı kolay ve pratiktir. Ancak siber saldırı risklerine açıktır.
- Soğuk Cüzdan: İnternet bağlantısı bulunmayan donanım cihazlarıdır. İnternet korsanlığına karşı yüksek güvenlik sağlar.
- Kullanıcı Kontrollü Cüzdanlar: Gizli anahtar bilgileri tamamen kullanıcının sorumluluğundadır. Aracı şirket çökerse varlıklar etkilenmez, fakat kullanıcı şifreyi unutursa erişim imkânsızlaşır.
- Aracı Platform Cüzdanları: Varlıklar borsa şirketlerinin sunucularında saklanır. Güvenlik aracı firma tarafından sağlanır. Şirketin sistemsel sorun yaşaması veya iflas etmesi halinde kullanıcı varlıkları risk altına girer.
3. BÖLÜM: KRİPTO VARLIKLARIN HUKUKİ MAHİYETİ VE MEVZUAT
3.1. Türkiye’deki Mevzuat Durumu, 7518 Sayılı Kanun ve Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik
Türk hukukunda İcra ve İflas Kanunu özelinde doğrudan bir haciz düzenlemesi henüz bulunmamakla birlikte, 2024 yılında yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda kripto varlıkların tanımı yapılmış ve hukuki/idari altyapı oluşturulmuştur. Ayrıca TCMB tarafından yayımlanan 16 Nisan 2021 tarihli “Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik” (ÖKVKDY) uyarınca ödeme aracı olarak kullanılması sınırlandırılmıştır.
ÖKVKDY Madde 3/1 Uyarınca Kripto Varlık Tanımı:
“Kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları ifade eder.”
Anılan Yönetmeliğin 3. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca; kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı olarak kullanımı ve buna ilişkin hizmet sunulması kesin olarak yasaklanmıştır. Bu düzenleme, kripto paraların resmî bir ödeme veya değişim aracı olma vasfını sınırlandırmıştır.
3.2. Doktrindeki Hukuki Nitelik Tartışmaları
Öğretide kripto varlıkların hukuki niteliği konusunda üç ana görüş öne sürülmektedir:
- Eşya Görüşü: Türk Medeni Kanunu m. 683 uyarınca mülkiyet yetkisi tanınsa da genel kabul gören eşya kavramı cismani bir varlık gerektirir. Kripto varlıkların fiziki/cismani bir varlığı bulunmadığından tam manasıyla eşya sayılmayacağı, ancak eşya hükümlerinin kıyasen uygulanabileceği savunulmaktadır.
- Menkul Kıymet Görüşü: Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında ortaklık veya alacak hakkı sağlayan kıymetli evrak niteliğinde değerlendirilmesi esasına dayanır. Ancak belirli bir sabit meblağı temsil etmediği ve dönemsel gelir getirmediği gerekçesiyle doktrinde menkul kıymet olarak kabul edilmemektedir.
- Sanal Para Görüşü: Resmî ülke parası olmamakla birlikte sanal topluluklarca kabul gören bir değişim ve birikim değeri olarak ele alınır. Günümüzde öğretideki baskın görüş; kripto varlıkların parayla ölçülebilen, gayri maddi bir malvarlığı değeri ve sanal para niteliğinde olduğu yönündedir.
4. BÖLÜM: TAKİP HUKUKU BAKIMINDAN KRİPTO PARALAR VE HACZEDİLEBİLİRLİK
4.1. İcra Takip Yollarına Konu Olabilmesi
Kripto varlıkların icra takibine konu edilmesi, seçilecek takip yoluna göre farklılık gösterir:
- Genel Haciz Yoluyla Takip (İlamsız İcra): Kripto paraların Türk Lirası karşılığı belirlenebildiği için, borç tutarı TL üzerinden gösterilerek ilamsız icra takibi yapılabilir.
- Kambiyo Senetlerine Özgü Takip: Kambiyo senetlerinde bedelin resmî ülke parası veya yabancı para olması şarttır (TTK m. 776). Senet üzerine bedel olarak kripto para yazılması senedin kambiyo vasfını sakatlar. Bu nedenle bu yolla takip yapılamaz.
- İlamlı İcra Takibi: Kripto paranın aynen ifası ve teslimi isteniyorsa, önceden mahkemede dava açılıp ilam alınması gerekir. İlam alındıktan sonra ilamlı icra takibi başlatılabilir.
4.2. Kripto Paraların Haczedilebilirliği ve Yasal Dayanak
Haciz; borçlunun borcuna yetecek miktardaki mal, hak ve alacaklarına el konulmasıdır. İcra ve İflas Kanunu’nun 82. ve 83. maddelerinde haczedilemeyecek mal ve haklar tek tek sayılmıştır. Kripto varlıklar bu maddeler arasında yer almamaktadır.
İcra hukukunda temel ilke, parayla ölçülebilen ve kanunda açıkça haciz yasağı konulmayan her türlü malvarlığı değerinin haczedilebilmesidir. Kripto paralar da ekonomik bir değere sahip olduğundan haczedilmeleri mümkündür. Nitekim icra mahkemesi kararlarında da kripto varlıkların dijital döviz ve sanal para niteliğinde olduğu kabul edilerek hacze konu edilebileceği hükme bağlanmıştır.
5. BÖLÜM: HACİZ UYGULAMASINDA TESPİT, MUHAFAZA VE PRATİK SORUNLAR
5.1. Borçlunun Mal Beyanı Yükümlülüğü ve Müeyyideler
Kripto varlıkların merkezi bir kayıt idaresi bulunmadığından, tespit aşamasındaki en önemli araç borçlunun mal beyanıdır (İİK m. 74). Borçlu, gerek kendisinde gerekse üçüncü kişiler nezdinde bulunan tüm mal, hak ve alacaklarını icra dairesine bildirmek zorundadır.
Borçlu cüzdanındaki kripto varlıkları mal beyanında bildirmekle yükümlüdür. Mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında İİK m. 76 uyarınca tazyik hapsi uygulanır. Kripto varlığını gizleyen veya yalan beyanda bulunan borçlu hakkında ise İİK m. 338 uyarınca gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan cezai işlem yapılır.
5.2. Cüzdanlardaki Haciz İşlemleri ve İcra Memurunun Yetkisi
Borçlunun cüzdan türüne göre icra dairesinin uygulayacağı yöntemler değişir:
- Sıcak Cüzdan Haczi: Borçlunun kilitli yerleri açma zorunluluğu bulunmaktadır (İİK m. 80/3). İcra memuru borçludan gizli anahtarını girerek sıcak cüzdanını açmasını ve varlığı aktarmasını talep edebilir.
- Soğuk Cüzdan Haczi: Fiziksel donanım cüzdanları İİK m. 80/4 kapsamında kıymetli eşya sayılır. Bulunduğu yer zorla açılarak cihaza fiilen el konulabilir.
- Gizli Anahtar Çıkmazı: Soğuk cüzdan cihazına el konulsa bile, borçlu gizli anahtarı vermezse veya unuttuğunu söylerse, cüzdan içindeki varlığa erişilmesi ve paraya çevrilmesi imkânsız hale gelebilir.
5.3. Borsa Hesaplarında Haciz (İİK m. 89 Haciz İhbarnamesi)
Borçlunun varlıkları Türkiye’de faaliyet gösteren aracı borsalarda (BinanceTR, BTCTürk, Paribu vb.) veya ödeme kuruluşlarında (Papara vb.) bulunuyorsa, icra dairesi tarafından bu şirketlere İİK m. 89 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilir. Şirket borçluya ait hesapları inceleyerek borçlu hesabına haciz şerhini işler, durumu icra dairesine bildirir ve icra dairesinin talimatı doğrultusunda varlıkların tasfiyesini gerçekleştirerek elde edilen meblağı icra dairesi hesabına aktarır.
5.4. Yurt Dışı Platformlar ve İflas Senaryoları
Borçlunun varlıkları yurt dışındaki yabancı borsalarda bulunuyorsa anonimlik seviyesi yüksek olduğundan ve uluslararası adli iş birliği yetersiz kaldığından tespit yapılması çok zordur.
5.5. Yurt Dışı Platformlar ve İflas Senaryoları
1-) Danıştay 10. Dairesinin 28.05.2025 tarihli, E. 2021/3363, K. 2025/2779 sayılı kripto varlıkların statüsüne dair şu değerlendirme yapılmıştır:
“Yargı kararların bazılarında kripto para olarak ifade edilse de, dijital ve/veya kripto varlıkların hukuksal alanda, mülkiyet hakkı kapsamında ele alındığı, terekeye dijital mal varlığı olarak geçeceği dahi kabul edilmek suretiyle yargısal uygulamalara konu edilmekle beraber; bu varlıkların günümüzde ulaşılan teknoloji gelişme aşamasında, para veya para birimi olma özelliğinden uzak olması, kripto varlıkların tür ve niteliklerindeki farklılık ve/veya birliktelik karşısında; devletin, tekel yetkisiyle merkeziyetçi para veya para birimi (dijital para dahil) uymayan ‘kripto varlıkların’ ödeme aracı olarak kullanılması yolunda yapılacak bir düzenleme, 6493 sayılı Kanun ve uyum sağlanan AB müktebatında öngörülen, güvenli ve etkin şekilde çalışan bir ödeme sistemin sağlam bir hukuksal temele ve sistemin etkin bir şekilde çalışmasına engel olabilecek finansal ve operasyonel risklerin kontrolünü sağlayan bir mekanizmaya sahip olması gerekliliğine aykırı olacaktır.”
2-) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/157, K. 2026/83 , 21.01.2026 T.
“İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, ‘uyuşmazlık konusu hakkında’ diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir… Somut olayda, SIM kart değişikliği sonrasında üçüncü kişiler tarafından coin hesaplarının ele geçirildiği iddiasıyla coinlerinin aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde söz konusu işlemden kaynaklanan zararının tazminini istemektedir. Davacı alacağını teminen davalıların malvarlığı üzerine tedbir tesisini talep etmiş ise de, davalıların malvarlığı eldeki davada uyuşmazlık konusu olmadığından HMK’nun 389. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi yasal olarak mümkün değildir.”
3-) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi, E. 2021/1963 , K. 2021/1628 , 17.09.2021 T.
“Talep, davacının davalı şirkete ait uygulama üzerinden ‘kripto para’ alım satım işlemleri nedeniyle şirketin hesabında bulunan ve davacıya ait olduğu iddia edilen ve bloke konulan para nedeniyle şirket hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir… Somut olayda, ihtiyati tedbir talebine konu ettiği davalıya ait banka hesapları tam olarak uyuşmazlık konusu olmadığı, kanunun emredici hükmü gereği davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla mahkemenin talep edenin tedbir talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.”
SONUÇ VE GENEL DEĞERLENDİRME
Kripto varlıklar henüz tam bir yasal statüye kavuşmamış olsa da ekonomik değeri haiz gayri maddi malvarlığı unsurlarıdır. İcra ve İflas Kanunu uyarınca haczedilmelerinin önünde yasal bir engel bulunmamaktadır. Borçluların mal kaçırmasını önlemek ve alacaklıların mağduriyetini gidermek adına icra daireleri bünyesinde resmî kripto cüzdanlarının oluşturulması, borsa entegrasyonlarının sağlanması ve mevzuat altyapısının acilen tamamlanması gerekmektedir.

