7571 SAYILI KANUN IŞIĞINDA 11. YARGI PAKETİ İLE GETİRİLEN YASAL DÜZENLEMELER, CEZA VE MUHAKEME HUKUKUNDAKİ YANSIMALARI VE İNFAZ REJİMİNDEKİ MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER

1) 7571 Sayılı Kanun’un Genel Amacı, Yapısı ve Ceza Adaleti Sistemindeki Yeri

Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak adlandırılan ve 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kanun, ceza mevzuatımızda son derece kapsamlı ve radikal dönüşümleri beraberinde getirmiştir. Kanun koyucunun işbu yasal düzenlemeyi hayata geçirirken aldığı temel hedef; toplumda derin bir rahatsızlığa yol açan “cezasızlık algısı” ile mücadele edilmesidir. Toplum düzenini ve kamu barışını tehdit eden suç tiplerinde caydırıcılığın somut biçimde artırılması, bilişim alanında oluşan yeni nesil suçlarla adli makamların mücadele kapasitesinin yükseltilmesi ve yargılama süreçlerinin hızlandırılarak işlevselliğin artırılmasıdır.

İşbu kanun, sadece Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleriyle sınırlı kalmayıp; Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, İcra ve İflas Kanunu (İİK), Avukatlık Kanunu ve Vergi Usul Kanunu gibi hukuk sistemimizin farklı omurgalarını oluşturan temel mevzuat metinlerinde mühim tadilatlar yapmıştır. Yapılan bu değişiklikler, hem maddi ceza hukuku ilkeleri bakımından suç ve ceza politikasının yeniden şekillendirilmesini hem de ceza muhakemesi ile infaz aşamasında uygulama birliğinin sağlanmasını hedeflemektedir.

1.1) Cezasızlık Algısı ile Mücadele ve Kanun Koyucunun Amacı:

Son yıllarda bilhassa kenar mahallerde silah kullanılması, trafikte ve toplu yaşam alanlarında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, örgüt yapısı içerisinde çocukların birer araç yahut “kalkan” olarak kullanılması ve bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen nitelikli dolandırıcılık fiillerindeki artış, mevcut yaptırım rejiminin yetersiz kaldığı yönünde yaygın bir toplumsal kanaat oluşturmuştur. Yargı mercilerine intikal eden dosyalarda faillerin kısa sürelerle tutuklanıp serbest kalması yahut alt sınırdan verilen cezaların ertelenmesi/seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ‘suç işleyenin yanına kâr kaldığı’ yönündeki cezasızlık algısını pekiştirmiştir.

Kanun koyucu, 7571 sayılı Kanun ile bu mevcut olumsuz algıyı kırmak amacıyla ceza yaptırımlarının alt ve üst sınırlarını kayda değer oranlarda yükseltmiş; bazı suç tiplerini ön ödeme kapsamına alarak yargı yükünü hafifletmeyi hedeflerken, toplum güvenliğini directly ihlal eden suçlarda ise cezasızlık imkanı sunan müesseseleri daraltmıştır. Bu çerçevede işbu reform, cezaların ödetici ve caydırıcı fonksiyonunun yeniden tesis edilmesi amacına matuptur.

1.2) Değişiklik Yapılan Temel Kanunlar ve Hukuki Boyutu:

7571 sayılı Kanun bünyesinde yapılan düzenlemeler, norm hiyerarşisi ve kanuni sistematiği itibarıyla altı temel alanda yoğunlaşmaktadır:

1-) TCK m. 32, 57, 75, 89, 155, 170, 220 ve 223 maddelerinde yapılan suç tipi ve yaptırım düzenlemeleri,

2-) CMK m. 128/A ek maddesi ile bilişim suçlarında malvarlığı değerleri ile banka/kripto hesaplarına yönelik olarak çıkartılan yeni koruma tedbiri ve bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisine ilişkin CMK m. 280 düzenlemesi,

3-) Dolandırıcılık suçunda görevli mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi olarak kararlaştırılması,

4-) 5275 sayılı İnfaz Kanunu Geçici 10. maddesi kapsamında kamuoyunda “Covid-19 düzenlemesi” olarak anılan denetimli serbestlik esnetilmesinin sınırlandırılması ve istisna suçların genişletilmesi,

5-) İcra ve İflas Kanunu’nda ihalenin feshi taleplerine getirilen harç ve teminat şartı ile

6-) Avukatlık Kanunu disiplin usulü ve Vergi Usul Kanunu enflasyon düzeltmesi muafiyeti düzenlemeleridir.

2) Türk Ceza Kanunu (TCK) Bakımından Getirilen Yenilikler ve Suç Tiplerindeki Ağırlaştırmalar

11. Yargı Paketi’nin getirdiği en somut değişiklikler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Genel Hükümler” ve “Özel Hükümler” bölümlerinde yer alan kritik maddelerde kendisini göstermektedir. Maddi ceza hukuku boyutuyla oluşturulan bu düzenlemeler, suç faillerinin usulî güvenceleri ile kamu düzeninin korunması arasındaki hassas dengenin yeniden kurulmasını gaye edinmektedir.

2.1) Akıl Hastalarına Özgü Güvenlik Tedbirleri ve Kısmi Akıl Hastalığı Rejimi (TCK m. 32 ve m. 57):

5237 sayılı TCK’nin “Akıl Hastalığı” başlıklı 32. maddesi ve “Akıl Hastalarına Özgü Güvenlik Tedbirleri” başlıklı 57. maddesinde yapılan değişiklikler, suç işleyen ve akıl sağlığı yerinde olmayan kişilerin toplum içerisindeki rehabilitasyonu ve kamu güvenliğinin tesisi bakımından hayati bir adımı oluşturmaktadır. Uygulamada akıl hastası faillerin hastanelerde yetersiz sürelerle tutularak hızla taburcu edilmeleri ve yeniden suç işlemeleri ciddi adli sorunlara yol açmaktaydı.

Yeni yasal düzenleme ile TCK m. 57 uyarınca hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastalarının sağlık kurumlarında geçirmeleri gereken “asgari süre” şartı getirilmiştir. Buna göre; ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda en az 1 yıl, üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise en az 6 ay boyunca failin yüksek güvenlikli sağlık kurumunda kalması ve tedavi görmesi zorunlu kılınmıştır. Ayrıca TCK m. 32/2 kapsamındaki kısmi akıl hastaları yönünden de güvenlik tedbirlerinin infazı aşamasında benzer sıkılaştırılmış muayene ve sağlık kurulu raporu usulleri benimsenmiştir.

2.2) Hakaret Suçunda Ön Ödeme Kapsamının Genişletilmesi ve Hukuki Sonuçları (TCK m. 75):

TCK m. 125’te düzenlenen hakaret suçu, Türk yargı sisteminde soruşturma ve kovuşturma makamlarının dosya yükünü en çok artıran suç tiplerinin başında gelmektedir. 7571 sayılı Kanun ile TCK’nın 75. maddesindeki “Ön Ödeme” düzenlemesinin kapsamı genişletilerek, yüze karşı veya kişinin yokluğunda işlenen hakaret suçları da ön ödeme usulüne dâhil edilmiştir.

İşbu düzenlemeye göre; hakaret suçunu işleyen şüpheli veya sanık, kanunda öngörülen para cezasını veya belirlenen idari miktarı maliyeye ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmayacak veya açılmış olan dava düşürülecektir. Ancak önemle belirtilmelidir ki, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi veya kamuoyuna açık yayın araçlarıyla işlenerek nitelikli hal alması gibi durumlarda, adli sürecin ve mağdurun şikayet hakkının korunmasına ilişkin özel kanuni sınırlandırmalar nazara alınmaya devam edecektir.

2.3) Taksirle Yaralama Suçunda (TCK m. 89) Ceza Miktarlarının Artırılması ve Uygulama Esasları:

Trafik kazaları, iş kazaları ve gündelik yaşamda dikkatsizlik veya tedbirsizlik sonucu meydana gelen yaralanmalarda uygulanan TCK’nin 89. maddesindeki “Taksirle Yaralama” suçunun ceza alt ve üst sınırlarında ciddi bir artırıma gidilmiştir. Kanun koyucu, özellikle trafikteki kural ihlallerinin ve iş güvenliği ihmallerinin cezasız kalmaması amacıyla suçun temel şeklindeki yaptırımı sertleştirmiştir.

Yapılan düzenleme ile taksirle yaralama suçunun temel halindeki hapis cezasının alt ve üst sınırları yükseltilmiş; fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesi veya organ işlevinin yitirilmesi, kemik kırılması gibi nitelikli hallerin oluşması durumunda verilecek cezaların erteleme ve adli para cezasına çevrilme sınırlarının dışına çıkarılması kolaylaştırılmıştır. Böylece taksirli eylemlerde de caydırıcılığın somutlaştırılması amaçlanmıştır.

2.4) Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Taşıtlar Bakımından Nitelikli Hal (TCK m. 155):

TCK m. 155’te düzenlenen Güveni Kötüye Kullanma suçu bakımından araç kiralama (rent-a-car) sektöründe ve ticari ilişki kapsamında teslim edilen motorlu kara, deniz veya hava taşıtlarının geri verilmemesi veya haksız şekilde zilyetliğin devredilmesi eylemleri yaygın bir mağduriyet yaratmaktaydı. 7571 sayılı Kanun ile TCK m. 155/2 hükmüne yeni bir nitelikli hal eklenmiştir.

Buna göre, güveni kötüye kullanma suçunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtları bakımından işlenmesi halinde, verilecek ceza artırılmış ve suçun basit şekline kıyasla daha ağır bir hapis cezası yaptırımı öngörülmüştür. Bu düzenleme ile özellikle otomotiv ve lojistik sektöründeki mülkiyet ve zilyetlik güvencesi çözüme kavuşturulmuştur.

2.5) Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması Suçu (TCK m. 170) ve “Kurusıkı” Silah Düzenlemesi:

Toplumsal hayatta düğün, nişan, asker uğurlaması ve kutlama gibi organizasyonlarda ateşli silahlarla veya “kurusıkı” olarak tabir edilen ses ve gaz fişeği atan silahlarla meskûn mahallerde ateş açılması, vatandaşı can ve mal güvenliği bakımından tehdit etmekteydi. TCK m. 170’te yapılan değişiklikle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun cezası artırılmıştır.

Değişiklik uyarınca, suçun temel cezasındaki hapis cezasının alt sınırı 1 yıla, üst sınırı ise 5 yıla çıkarılmıştır. Bununla birlikte, fiilin ses veya gaz fişeği atan “kurusıkı” silahlarla işlenmesi hali de açıkça madde kapsamına alınarak 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca suçun düğün, nişan, spor müsabakası veya halkın toplu halde bulunduğu yerlerde işlenmesi halinde verilecek cezanın “yarı oranında artırılacağı” hüküm altına alınmıştır.

2.6) Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m. 220) ve Çocukların Suçta Araç Olarak Kullanılması:

Organize suç örgütlerinin ceza sorumluluğundan kaçınmak amacıyla reşit olmayan çocukları tetikçi, kurye veya suç aygıtı olarak kullanmaları son dönemde adli makamların karşılaştığı en tehlikeli olgulardan biridir. 11. Yargı Paketi, TCK m. 220 bünyesinde suç örgütleriyle mücadeleyi sertleştiren tarihi bir düzenlemeye imza atmıştır.

Yapılan tadilat ile suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde çocukların suçta araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine verilecek ceza “yarısından bir katına kadar” artırılacaktır                      (TCK m. 220/5). Kanun koyucu bu düzenlemeyle, çocukları suça sürükleyen ve onların masumiyetini bir kalkan olarak kullanan çete ve örgüt liderlerine karşı ceza hukukunun en ağır yaptırımlarını devreye sokmuştur.

2.7) Ulaşım Araçlarının Hareketinin Engellenmesi, Kaçırılması veya Alıkonulması Suçu (TCK m. 223):

TCK’nın 223. maddesinde düzenlenen ulaşım araçlarına yönelik eylemler yeniden tanımlanmış ve yaptırım miktarları güncellenmiştir. Kara, deniz, demiryolu veya hava ulaşım araçlarının hareketinin hukuka aykırı şekilde engellenmesi, araçların kaçırılması veya alıkonulması eylemlerinde kamu düzeni ve seyir güvenliği esas alınarak cezalar ağırlaştırılmıştır.

3) Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve Görevli Mahkeme Değişiklikleri

Ceza mevzuatındaki değişiklikleri tamamlayıcı nitelikte olan usul hükümleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan tanzimlerle yeni bir boyuta taşınmıştır. Özellikle dijital çağın getirdiği bilişim suçları ile adli süreçlerin etkinleştirilmesi hedeflenmiştir.

3.1) Bilişim Suçlarında Hesapların Askıya Alınması ve El Koyma Koruma Tedbiri (CMK m. 128/A):

Günümüzde internet ve mobil bankacılık sistemleri üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık, yasadışı bahis ve bilişim suçlarında, suçtan elde edilen paraların saniyeler içerisinde ilgili hesaplara ve kripto varlıklara aktarılarak izinin kaybettirilmesi en büyük engeli teşkil etmekteydi. 7571 sayılı Kanun ile CMK’ye “128/A” maddesi eklenerek son derece hızlı işleyen yeni bir koruma sağlanmıştır.

CMK m. 128/A uyarınca; bilişim suçları veya bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda, suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe bulunan banka, ödeme kuruluşu veya kripto varlık hizmet sağlayıcılar nezdindeki hesaplar, Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine derhal 48 saate kadar “askıya alınabilecektir”. Takiben 24 saat içinde sulh ceza hakimliğinin onayına sunulan bu tedbir ile suç gelirlerinin elden çıkarılması ve mağduriyetlerin derinleşmesi henüz soruşturmanın başında engellenmiş olacaktır.

3.2) Dolandırıcılık Suçlarında Görevli Mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi Olarak Belirlenmesi:

Önceki mevzuat uygulamasında TCK m. 157 kapsamındaki basit dolandırıcılık Asliye Ceza Mahkemesi’nin; TCK m. 158 kapsamındaki bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen “Nitelikli Dolandırıcılık” suçları ise Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanına girmekteydi. Bu durum Ağır Ceza Mahkemelerinin iş yükünü olağanüstü artırmaktaydı.

11. Yargı Paketi ile yapılan görev düzenlemesi neticesinde, dolandırıcılık suçlarının yargılaması tek tip haline getirilerek Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanından çıkarılmış ve “Asliye Ceza Mahkemeleri” görevli kılınmıştır. Böylece Ağır Ceza Mahkemeleri terör, kasten öldürme, örgüt gibi daha ağır suç tiplerine odaklanabilecek; dolandırıcılık yargılamaları ise Asliye Ceza Mahkemelerinde daha seri şekilde sonuçlandırılabilecektir.

3.3) Bölge Adliye Mahkemelerinin (BAM) Bozma Yetkisinin Sınırları ve Usulî Değişimler (CMK m. 280):

İstinaf incelemesini yürüten Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin (BAM) yerel mahkeme kararlarına karşı bozma yetkisinin sınırları CMK m. 280 üzerinde yapılan değişiklikle netleştirilmiştir. BAM’ların işin esasına girmeksizin dosyaları yetersiz gerekçelerle yerel mahkemelere iade etmesinin önüne geçilerek, istinaf dairelerinin bizzat duruşma açarak esastan karar vermesi teşvik edilmiştir.

4) İnfaz Hukukundaki Değişiklikler ve 5275 Sayılı Kanun Geçici 10. Madde Uygulaması (COVID-19 Düzenlemesi)

11. Yargı Paketi’nin kamuoyunda ve hukuk çevrelerinde en çok tartışılan bölümlerinden birini, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un Geçici 10. maddesinde yapılan değişiklikler oluşturmaktadır. Kamuoyunda “Covid-19 İnfaz Düzenlemesi” veya örtülü infaz esnetmesi olarak adlandırılan bu maddede kanun koyucu, önemli revizyonlara gitmiştir.

4.1) Geçici 10. Maddenin Genişletilmesi ve Denetimli Serbestlik Sürelerinin Esnetilmesi:

5275 sayılı Kanun’un Geçici 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında bulunan veya açık cezaevine ayrılma hakkı kazanan belirli hükümlülere 3 yıl veya 5 yıl erken denetimli serbestliğe ayrılma imkanı tanınmıştı. 7571 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile Geçici 10. maddede yapılan tadilat doğrultusunda, söz konusu tarihten sonra cezası kesinleşen veya yeni ilamı gelen hükümlüler bakımından uygulamanın sınırları ve süreleri yeniden belirlenmiştir.

4.2) İstisna Suçların Kapsamının Genişletilmesi ve Anayasa’nın Eşitlik İlkesi (m. 10) Bakımından Eleştiriler:

İnfaz Kanunu Geçici m. 10/6 hükmünün yeni halinde, erken denetimli serbestlik imkanından “yararlanamayacak” olan istisna suçların kapsamı belirgin biçimde genişletilmiştir. Yeni düzenleme ile; altsoya, üstsoya, eşe, kardeşe, boşanılan eşe, kadına, çocuğa veya beden/ruh bakımından kendisini savunamayacak kişilere karşı işlenen “Kasten Öldürme” suçları (TCK m. 82/1-d,e,f) kesin olarak kapsam dışı bırakılmıştır.

Ancak doktrinde ve sivil toplum kuruluşları tarafından serdedilen görüşlerde; TCK m. 82/1’in diğer fıkralarında yer alan “tasarlayarak öldürme” veya “canavarca hisle öldürme” gibi hallerin veya deprem/afet ihmalleri sebebiyle meydana gelen ölümlerin istisna kapsamına alınmayarak örtülü af benzeri denetimli serbestlikten yararlandırılması, Anayasa’nın 10. maddesindeki “Kanun Önünde Eşitlik” ilkesi bakımından eleştirilmiştir. Dosyalarının kesinleşme tarihine göre hükümlüler arasında oluşan farklılıkların adalet duygusunu zedelediği dile getirilmiştir.

4.3) Hükümlü Hakları, Hak Hak ediş Değerlendirmeleri ve Uygulamada Karşılaşılabilecek Hukuki Sorunlar:

Geçici 10. maddenin yeni mülga veya tadil edilmiş bentleri uyarınca; infaz hakimlikleri ve cezaevi idare ve gözlem kurullarının hükümlülerin ‘iyi halli’ olup olmadıklarına ilişkin yapacakları değerlendirmelerde daha sıkı somut gerekçe şartı aranacaktır. Ayrıca müddetname hesaplamalarında suç tarihi ve ilamın kesinleşme tarihi arasındaki dengesizliklerin infaz hakimliğine yapılacak şikayetler ile çözümlenmesi gerekecektir.

5) İcra-İflas, Avukatlık Disiplin Hukuku ve Ekonomik Düzenlemeler

7571 sayılı Kanun yalnızca ceza adalet sistemini değil, özel hukuk ve ticaret hayatını doğrudan ilgilendiren idari ve ekonomik usul kurallarını da bünyesinde barındırmaktadır.

5.1) İcra ve İflas Kanunu’nda İhalenin Feshi Talepleri, Nispi Harç ve Teminat Yükümlülüğü:

İcra ve İflas Kanunu’nda (İİK) yapılan değişiklikle, cebri icra satışlarında ihale sürecini uzatmak ve kötüniyetli şekilde ihalenin feshini talep etmek isteyen kişilerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. İhalenin feshi talebinde bulunan ilgillerin belirli oranlarda nispi harç ve teminat yatırma yükümlülüğü katı kurallara bağlanmıştır.

Kanun uyarınca, ihalenin feshi talebinde bulunulurken kanunda öngörülen nispi harç ve teminat yatırılmadığı takdirde, icra hukuk mahkemelerince durum dosya üzerinden incelenerek fesih talebi “esasa girilmeksizin kesin olarak reddedilecektir”. Bu durum icra ihalelerinde kesinleşme süreçlerini hızlandıracaktır.

5.2) 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu Disiplin Hükümlerindeki Yenilikler:

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun disiplin cezalarına ilişkin hükümlerinde Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda yasal düzenleme yapılmıştır. Avukatlar hakkında verilecek disiplin cezalarının türleri, zamanaşımı süreleri ve baro disiplin kurullarının yargılama usulleri kanunilik ilkesine uygun olarak netleştirilmiştir.

5.3) Vergi Usul Kanunu Geçici Maddesi ve Enflasyon Düzeltmesi Muafiyeti:

Ekonomik istikrarın korunması ve mükelleflerin mali tablolarındaki belirsizliklerin giderilmesi amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na geçici madde eklenmiştir. İşbu düzenleme ile 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde belirli mükellef grupları bakımından mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmaması kararlaştırılarak mali idare ile mükellefler arasındaki uyuşmazlıklar önlenmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

S1-) Bilişim sistemleri ve dolandırıcılık suçlarında banka hesaplarına yönelik alınan “geçici blokaj/el koyma” tedbiri nedir?

C1-) Bilişim sistemleri veya banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık suçlarında, mağdurun zararının büyümesini engellemek amacıyla şüpheli hesaplara derhal müdahale imkanı getirilmiştir. Cumhuriyet savcısının talimatı veya hakimliğin kararıyla, suçtan elde edildiğinden şüphelenilen banka hesaplarına ve para transferlerine geçici süreyle blokaj koyma ve askıya alma yetkisi usule dahil edilmiştir.

S2-) Şahsi cezasızlık veya cezada indirim sebebi olarak “etkin pişmanlık” müessesesinde yeni bir düzenleme var mıdır?

C2-) Malvarlığına karşı işlenen belirli suçlarda ve dolandırıcılık türlerinde, soruşturma aşamasında mağdurun zararının giderilmesi halinde uygulanacak etkin pişmanlık hükümleri netleştirilmiştir. Soruşturma bitmeden zararın tamamen tazmin edilmesi durumunda verilecek cezada yapılacak indirim oranları artırılarak, sanığın cezalandırılmasından ziyade mağdurun maddi zararının en hızlı şekilde giderilmesi teşvik edilmiştir.

S3-) Örgütlü suçlar veya suç gelirlerinin aklanması kapsamında kayyım atanması usulünde ne gibi yenilikler öngörülmüştür?

C3-) Suç işlemek amacıyla kurulan örgütler bünyesinde yürütülen ticari faaliyetler veya kara para aklama şüphesi bulunan şirketlere Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanması sürecindeki yetkiler ve süre sınırları yeniden düzenlenmiştir. Şirketlerin ekonomik değerini kaybetmemesi ve soruşturma sürecinde basiretli tacir gibi yönetilmesi için TMSF’nin kayyımlık görevindeki hukuki sorumluluğu ve satış/tasfiye usulleri somut kurallara bağlanmıştır.

S4-) Adli para cezalarının günlük miktarı ve ödenmemesi durumunda hapse çevrilme usulü nasıl etkilenmiştir?

C4-) Ekonomik koşullar ve paranın alım gücü dikkate alınarak adli para cezasının alt ve üst gün tutarları artırılmıştır. Hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, cüz’i miktarlar nedeniyle kişilerin doğrudan cezaevine girmesini önlemek ve kamu alacağını etkin tahsil etmek adına; ödeme emirlerinin tebliği, taksitlendirme süreleri ve hapse çevrilme eşikleri yeniden uyarlanmıştır.

S5-) Soruşturma aşamasındaki “uzlaştırma” kurumunun kapsamı ve işleyişinde bir değişiklik yapılmış mıdır?

C5-) Yargının iş yükünü azaltmak ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını güçlendirmek amacıyla, uzlaştırma kapsamındaki suçların sınırları gözden geçirilmiştir. Şikayete bağlı bazı hafif suçlar uzlaştırma kapsamına alınırken, uzlaştırmacının taraflara teklif götürme süreleri ve uzlaşma edimlerinin (maddi/manevi tazmin, kamu yararına çalışma vb.) ifa takibi daha sıkı şartlara ve net sürelere bağlanmıştır.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *