ÇOCUK GÖSTERMEME TAZYİK HAPSİ – İstanbul Bakırköy | Derin Hukuk & Danışmanlık – Av.Fatih Derin

GİRİŞ

Boşanma, ayrılık ya da diğer aile içi durumlarla bağlantılı olarak, mahkeme kararlarına rağmen çocuğun teslim edilmemesi ya da çocuğa kişisel ilişki hakkının kullandırılmaması gibi uygulamalar Türkiye hukukunda önemli bir sorun alanıdır. Bu tür eylemler, yalnızca özel hukuk ilişkilerinin ihlali olarak değerlendirilmemekte; aynı zamanda belirli durumlarda tazyik hapsi (disiplin hapsi) yaptırımını gündeme getirmektedir. Bu makalede, Türkiye’de güncel mevzuat çerçevesinde, bu yaptırımın şartları, görevli ve yetkili mercileri, usuli süreçleri ve sınırları ayrıntılı olarak incelenecektir.

1-) Hukuki Düzenlemenin Reform Süreci

-Eskiden, İcra ve İflâs Kanunu’nun 341. maddesi çerçevesinde, çocuk teslimi kararlarına aykırı davranan kişilere altı aya kadar tazyik hapsi yaptırımı öngörülmekteydi.

-Ancak, bu sistemin uygulamadaki sorunları (zaman kayıpları, yargılamaların icra daireleri üzerinden yürütülmesi, “borç tahsili” algısı, çocuk odaklı yaklaşımın eksikliği) eleştirildi.

-7343 sayılı Kanun’la yapılan değişikliklerle, İcra ve İflâs Kanunu’nun 25–25/b maddelerinin yürürlükten kaldırılması ve Çocuk Koruma Kanunu’na “Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması” başlıklı düzenlemenin eklenmesi ile sistem yenilenmiştir.

-Yeni sistemde, ceza mahkemeleri yerine, aile mahkemeleri ve Adli Destek / Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin sürece aktif katılımı; ilamların çocuk teslimi için özel merkezlerde icrası; devlet kaynaklarının rolü gibi hususlar ön plana çıkarılmıştır.

-Bu reform süreci, tazyik hapsi kavramının “disiplin hapsi” ile sınırlandırılması, yaptırım sürelerinin yeniden düzenlenmesi ve usul altyapısının yenilenmesi taleplerini doğurmuştur.

2-) Velayet Hakkı Nedir ve Kimdedir? Kişisel İlişki Kurulması Nedir?

-Velayet, ergin olmayanların ve hakim tarafından kısıtlanan ergin çocukların bakım ve eğitimlerinin sağlanması amacıyla anne ve babaya tanınmış hak ve tükümlülükleri ifade etmektedir.

-Evlilik birliği devam ederken anne ile baba, çocuğun velayetini birlikte kullanırlar.

-Tarafların boşanması durumunda çocuğun üstün yararı gözetilerek velayaeti dava sınrasında geçici olarak bir tarafa verilir. Dava sonucunda devamlı olarak anne ya da babadan birine verilmesiyle birlikte diğer eşin çocuk üzerindeki velayet hakkı sona erer.

-Kişisel ilişki ise, velayet hakkı verilmeyen anne ya da baba ile çocuğun belirli zamanlarda yapacağı görüşmeye ilişkn düzenlenlemedir. Velayeti kendisine verilmeyen taraf, genel olarak mahkeme tarafından verilen karar ile müşterek çocuk ile mahkemece belirlenen gün ve saatlerde kişisel ilişki kurabilmektedir.

-Çocuğun velayeti kendisinde olan taraf karşı tarafın çocuk kişisel ilişki kurmasına engel olmaması gerekmektedir.

3-) Çocuk Göstermeme Suçunun Şartları Nelerdir?

Çocuk göstermeme suçunun oluşması için ve karşı tarafın şikayet hakkına sahip olabilmesi için aşağıda sayılan şartlar bir aranda bulunmak zorundadır:

-Mahkeme tarafından şahsi ilişki kurulmasına ilişkin verilmiş bir karar veya ara karar bulunması gerekmektedir.
-Çocuğun gösterilmemesi üzerine çocuk teslimine ilişkin kararın icrası amacıyla icra takibi başlatılmış (eski düzenleme) olmalıdır. (Yeni düzenleme ile birlikte Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerine başvuruda bulunmalı)

-Yukarıda belitilen şartlar sağlandığı takdirde velayeti kendisine verilmeyen taraf Kanun gereğince şikayet hakkına sahip olacaktır.

4-) Çocuk Göstermeme Suçunun Cezası

-7343 sayılı Kanunun 44. maddesi ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 41. maddesinden sonra gelmek üzere “Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması” başlığı altında “Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine muhalefet” kenar başlığı ile 41/F maddesi eklenmiştir;

(1) Çocuk teslimine dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.

(2) Çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilam veya tedbir kararlarının yerine getirilmesine ilişkin teslim emrine aykırı hareket edenler ile emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyenler, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır.

(3) Kişisel ilişki kurulması için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, ilam veya tedbir kararında belirtilen sürenin bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine, fiil suç teşkil etse dahi, üç aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır.”

5-) Çocuk Göstermeme Suçunda Şikayetin Süresi

-Çocuk göstermeme suçu takibi şikayeti bağlı bir suç olup re’sen kovuşturma yapılan bir suç değildir.

-Velayeti kendisine verilmeyen ancak mahkemece çocukla kişisel ilişki kurma günleri tesis edilen taraf, icra takibi başlatmasına rağmen karşı tarafın çocuğu teslim etmemesi üzerine mahkemeye yapacağı şikayet ile velayeti kendisine bulunan tarafın cezalandırılmasını talep edebilir.

-İcra ve İflas Kanunu’nun 347. maddesine göre, “Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.”

-Söz konusu madde uyarınca, çocuk tesliminin gerçekleşmemesinin öğrenilmesinden itibaren üç ay içerisinde ve her halükarda bir yıl içinde çocuğu teslim etmeyen aleyhine şikayette bulunulması gereklidir. Süresi içerisinde şikayette bulunulmadığı takdirde alacaklının şikayet hakkı düşer.

6-) Yaptırımın Hukuki Niteliği, Amacı ve Sınırları

6.1 Yaptırımın Niteliği ve Amacı

-Tazyik hapsi, ceza hukuku anlamında tam bir “ceza” olmaktan ziyade, icra hukukuna özgü yaptırımlardan biridir; tamamlayıcı ve zorlayıcı nitelikte bir yaptırımdır. (Çünkü asıl amaç, mahkeme kararlarının icrasını sağlamaktır.)

-Bu yaptırım, “ölçülülük” ilkesi ile çocuk yararı ilkesi arasında dengelenmek zorundadır; aşırı süreli hapis veya keyfi uygulamalar Anayasa’daki kişi hürriyeti-ilkesine ve adil yargılanma güvencelerine aykırılık doğurabilir.

-Reformla birlikte “disiplin hapsi” kavramı gündeme gelmiştir; bu kavramda hapis süresi ve uygulama koşulları daha sınırlı ve düzenli hâle getirilmek istenmiştir.

6.2 Yaptırım Süresi ve Sınırı

-Eski sistemde, İİK m. 341 kapsamında altı aya kadar tazyik hapsi uygulanabilmekteydi.

-Yeni düzenleme ile, hakim / mahkeme tarafından belirlenen süreler, “üç aya kadar disiplin hapsi” gibi sınırlarla düzenlenmiştir.

-Uygulamada, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararlarda hapis süresi 3 günden 10 güne kadar disiplin hapsi olarak öngörülmüş olduğu belirtilmektedir.

-Ayrıca, 7343 sayılı Kanun’un geçici maddesinde, bu Kanun yürürlüğe girmeden önceki fiillere ilişkin davaların hâlâ eski normlar çerçevesinde, icra mahkemesi tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüştür.

6.3 Yaptırımın Sınırları

-Tazyik hapsi yalnızca mahkeme kararı / ilam / ara kararın yerine getirilmemesi hâlinde devreye girer; keyfi veya ek koşullara bağlı uygulanamaz.

-Hapis kararının infazına başlandıktan sonra, yükümlülük yerine getirilince tahliye mümkün kılınmıştır.

-Yapılan düzenlemede, çocukla kişisel ilişki kararı ihlâlinde zorla icra yetkisi (kolluk kuvveti ile) açıkça düzenlenmemiştir; yani hapis kararı ile birlikte zor kullanma yetkisi sınırlı hâle gelmiştir.

-Ayrıca, yaptırımın uygulanabilmesi için fiilin ihlâlinin açıkça tespiti ve usul güvenliği unsurları gözetilmelidir; usule aykırı bir süreç ya da karar, hükmün iptaline yol açabilir.

7-) Görevli ve Yetkili Mahkeme

7.1 Görevli Mahkeme (Eski Sistem)

-Eski durumda, tazyik hapsiyle ilgili işlemlerde görevli mahkeme icra mahkemesi / icra ceza mahkemesi idi.

-Özellikle, İcra Ceza Mahkemesi bu tür cezai / disiplinî kararları verme yetkisine sahipti.

7.2 Yeni Düzenlemede Görevli Mahkeme

-Reformla beraber, Aile Mahkemeleri ve Adli Destek / Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri süreçlerin yürütülmesinde aktif rol almış; icra daireleriyle doğrudan bağlantı azaltılmıştır.

-Görevli mahkeme, çocuğun oturduğu yerdeki aile mahkemesi olarak öngörülmektedir.

-Uygulamada, ilamların yerine getirilmesi için özel mekanlar belirlenmekte; çocuk teslimi işlemleri bu mekanlarda gerçekleştirilirken, masraflar (avukatlık ücreti hariç) devlet bütçesinden karşılanır.
DergiPark

7.3 Yetkili Mahkeme

-Eski sistemde, yetkili mahkeme icra takibinin yapıldığı yerdeki icra ceza mahkemesi idi.

-Yeni sistemde ise yetki, çocukla ilişkili temel kararların verildiği aile mahkemesi çatısı altında düzenlenir.

-Ancak geçiş sürecinde, eski normlara göre açılmış şikâyetlerin eski mahkemelerde sonuçlandırılması yönünde istisnalar tanınmıştır.

😎 Tazyik Hapsi / Disiplin Hapsi Uygulaması: Şartları ve Usul Kuralları

8.1. Aranan Şartlar / Unsurlar

-Bir tazyik hapsi / disiplin hapsi kararı verilebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
-Mahkeme kararı (ilâm veya ara karar / tedbir kararı)
-Çocuğun teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kesinleşmiş ya da geçici mahkeme kararının varlığı.
-Kararın gerekçesi ve şartları açık olmalıdır.

İhlalin Gerçekleşmesi / Fiilî davranış

-Kararın gereğinin yerine getirilmemesi ya da gereğini engelleyici davranış (örneğin çocuğun gizlenmesi, teslimin reddi, karara aykırı davranış).
-Kişisel ilişki kurma kararı varsa, görüşmeyi engelleme, çocukla görüşmeyi reddetme fiili de bu kapsamda değerlendirilebilir.

Şikâyet / Başvuru

-Hak sahibi (çocuğun teslimine karar verilen veya kişisel ilişki kararı verilen taraf) şikayet yollarına başvurmalıdır. Yaptırım kendi kendine işlemiyor; “şikayet üzerine” şartı önemlidir.

-Eski sistemde bu hak düşürücü sürelerle sınırlıydı (örneğin fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay; fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl)

Mahkeme Kararı ile Ceza Verme

-Şikâyet incelenir; usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunursa, mahkeme tazyik hapsi / disiplin hapsi kararı verebilir.

-Karar, gerekçeli olmalı, süresi ve şartları açıkça belirtilmeli, usulden eksiklik bulunmamalıdır.
-Hapis kararının infazı sürecinde, karara uyulması hâlinde kişiye tahliye imkanı verilir.

8.2. Usul Kuralları ve Süreler

-Şikâyet Süresi: Eski sistemde, İİK kapsamındaki şikâyet için fiilin öğrenilmesinden itibaren üç ay, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre vardı.

-Yeni sistemde, disiplin hapsi uygulaması için şikâyet süresi bir ay olarak düzenlendiği belirtilmektedir.

Basit Yargılama Usulü: Çocukla kişisel ilişki taleplerinde basit yargılama usulünün uygulanacağı öngörülmektedir.

Kararların Zamanında Verilmesi: Karar verme sürecinin gecikmemesi, çocuğun zarar görmemesi açısından önemlidir.

İnfaz ve Tahliye: Hapis cezası infaza konduktan sonra, yükümlülüğün yerine getirilmesi hâlinde tahliye kararı verilebilir.

Geçiş Hükümleri: Eski normlara göre açılmış davalar için istisnaî geçiş hükümleri uygulanır.

SONUÇ

Çocuğun gösterilmemesi nedeniyle uygulanan tazyik hapsi, mahkeme kararlarının icrasını sağlamaya yönelik önemli ve zorlayıcı bir yaptırım aracıdır. Ancak bu yaptırım, temel hak ve özgürlüklere doğrudan müdahale etmesi sebebiyle, hukuki temelleri, usul kuralları ve özellikle çocuk yararı ilkesi çerçevesinde titizlikle uygulanmalıdır. 7343 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler, tazyik hapsinin disiplin hapsi olarak sınırlandırılması ve uygulamanın aile mahkemeleri ile adli destek birimleri aracılığıyla yürütülmesi bakımından olumlu bir reform niteliği taşımaktadır.

Bununla birlikte, uygulamada hâlen ölçülülük ilkesi ile çocuk yararı arasında denge kurmakta zorluklar yaşanmakta, kişisel ilişki kararlarının infazında psikolojik ve sosyal boyutlar yeterince dikkate alınmamaktadır. Ayrıca, eski ve yeni sistem arasındaki geçiş döneminde yetki ve usul konusunda yaşanan belirsizlikler, hukuki süreçlerin etkinliğini olumsuz etkilemektedir.

Bu nedenle, tazyik hapsi uygulamalarında çocuk psikolojisini esas alan uzman görüşlerinin zorunlu kılınması, yaptırımın sadece kararın ihlali durumunda ve orantılı şekilde uygulanması, alternatif yaptırım yollarının geliştirilmesi ve mahkemelerin karar verirken kapsamlı değerlendirmeler yapması önem arz etmektedir. Bu çerçevede, tazyik hapsi yaptırımı çocuk hakları, kişi özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleri ile uyumlu olarak, hukukun üstünlüğü ve sosyal adalet prensipleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmalıdır.

ÇOCUK GÖSTERMEME TAZYİK HAPSİ HAKKINDA EN ÇOK MERAK EDİLENLER

1-) Tazyik hapsi nedir?

Tazyik hapsi, mahkeme kararının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla verilen kısa süreli hapis cezasıdır. Amaç cezalandırmak değil, karara uyulmasını zorlamaktır. Çocuğu göstermeme durumunda mahkeme, çocuğun teslim edilmemesi hâlinde tazyik hapsi kararı verebilir.

2-) Çocuğu göstermeme nedir?

Çocuğu göstermeme, mahkeme kararıyla kişisel ilişki veya velayet hakkı tanınmış bir ebeveynin, çocuğu diğer ebeveyne teslim etmemesidir. Bu fiil, çocuğun üstün yararını olumsuz etkiler ve hukuki yaptırımı vardır.

3-) Tazyik hapsi hangi durumlarda uygulanır?

Mahkeme kararıyla belirlenmiş teslim gün ve saatlerinde çocuğun verilmemesi,

Ebeveynin çocuğu kasıtlı olarak saklaması veya teslimden kaçınması durumlarında tazyik hapsi uygulanabilir.

4-) Tazyik hapsi süresi ne kadardır?

Çocuğu göstermeme hâlinde tazyik hapsi, genellikle altı aya kadar verilebilir. Mahkeme, somut duruma göre süreyi belirler. Hapis, kararın yerine getirilmesiyle derhal sona erer.

5-) Tazyik hapsi ceza mı, tedbir mi?

Tazyik hapsi cezai bir yaptırım değildir; zorlayıcı bir tedbirdir. Amaç, karara uymayan kişiyi kısa süreli hapisle kararın uygulanmasını sağlamak ve çocuğun üstün yararını korumaktır.

6-) Çocuğu göstermeyen ebeveyne başka yaptırımlar uygulanabilir mi?

Evet. Tazyik hapsinin yanı sıra:
-Velayetin değiştirilmesi,
-Para cezası,
-Mahkeme tarafından ek tedbirler (uzman gözetiminde teslim) uygulanabilir.

7-) Tazyik hapsi nasıl infaz edilir?

-Karar kesinleştiğinde mahkeme veya Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü (ADM) talimat verir.
-Gerektiğinde savcılık ve kolluk kuvvetleri işbirliği ile infaz sağlanır.
-Karar yerine getirilirse kişi derhal tahliye edilir.

😎 Çocuğun görüşü tazyik hapsi kararını etkiler mi?

Evet. Çocuğun görüşü, özellikle 12 yaşından büyük çocuklarda dikkate alınır. Mahkeme, çocuğun psikolojik durumu ve isteği doğrultusunda tazyik hapsi süresini veya uygulanma şeklini değerlendirebilir.

9-) Tazyik hapsi verilmeden önce uyarı yapılır mı?

Mahkeme, genellikle öncelikle çocuğun teslim edilmesi için yazılı veya sözlü uyarı yapar. Tazyik hapsi, kararın yerine getirilmemesi hâlinde başvurulan zorlayıcı önlemdir.

10-) ADM’nin rolü nedir?
2021 sonrası düzenlemelerle çocuk teslimi, ADM aracılığıyla yürütülür. ADM, çocuğun teslimi sırasında uzman (psikolog, sosyal çalışmacı) desteği sağlar ve tazyik hapsi uygulanacak durumları mahkemeye bildirir.
11-) Tazyik hapsi süresince çocuğa ne olur?

Çocuğun güvenliği ve psikolojik durumu önceliklidir. Teslim edilmediği sürede çocuğun bakım ve gözetimi, genellikle hâkim tarafından belirlenen geçici düzenlemeler veya sosyal hizmetler aracılığıyla sağlanır.

12-) Tazyik hapsine itiraz edilebilir mi?

Karara itiraz mümkün değildir; ancak kararın usulüne aykırı veya hukuka uygun olmadığı düşünülüyorsa, aile mahkemesinden kararın değiştirilmesi veya süresinin yeniden değerlendirilmesi talep edilebilir.

13-) Tazyik hapsi ile velayet hakkı ilişkisi nedir?

Çocuğu göstermeme fiili ve tazyik hapsi uygulamaları, velayet hakkının korunması açısından önemlidir. Sürekli ihlal durumunda mahkeme, velayeti değiştirebilir veya kişisel ilişki koşullarını yeniden düzenleyebilir.

14-) Tazyik hapsi ile çocuğun üstün yararı nasıl korunur?

Tazyik hapsi kısa süreli bir yaptırım olduğundan, çocuğun travma yaşamasını önlemek için uzman gözetiminde uygulanır. Amaç, çocuğun güvenli bir şekilde teslim edilmesini sağlamak ve ebeveynler arasındaki çatışmayı minimalize etmektir.

15-) Çocuğu göstermeme ve tazyik hapsi konusunda en sık yapılan yanlışlar nelerdir?

-Tazyik hapsinin cezai amaçla kullanıldığı düşüncesi,
-ADM’nin rolünün yalnızca formalite olduğu yanılgısı,
-Çocuğun üstün yararı yerine ebeveyn çıkarlarının önceliklendirilmesi,
-Tazyik hapsinin uzun süreli ceza gibi uygulanması.

AVUKAT DESTEĞİNİN ÖNEMİ

Çocuk göstermeme tazyik hapsi; teknik bilgi, mevzuat hâkimiyeti ve yargı uygulamaları hakkında derin bir uzmanlık gerektiren konulardır. Her ne kadar kanun hükümleri açık olsa da, her olayın kendine özgü koşulları vardır ve küçük bir hata, hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle sürecin başından itibaren alanında deneyimli bir avukat ile çalışmak; doğru stratejiyi belirlemek, haklarınızı korumak ve en hızlı şekilde sonuca ulaşmak açısından büyük önem taşır.

Unutulmamalıdır ki, dava sürecinde atılacak her adımın hukuki ve maddi sonuçları vardır. Profesyonel bir avukat, yalnızca dava dilekçesinin hazırlanmasında değil, aynı zamanda delil toplama, mahkemede temsil, müzakere ve olası alternatif çözüm yollarında da rehberiniz olacaktır.

Haklarınızı riske atmamak ve süreci güvenle yönetmek için, mutlaka uzman bir avukata başvurmanız tavsiye edilir.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *