GİRİŞ: DİJİTAL İLETİŞİM ÇAĞINDA KİŞİSEL VERİ VE KİMLİK BÜTÜNLÜĞÜ
Sosyal ağların ve dijital iletişim platformlarının gündelik yaşamın merkezine yerleşmesi, bireylerin fiziki varlıklarının olması gibi dijital bir kimlik oluşturulmasına zemin hazırlamıştır. Görsel platformların yaygın kullanımıyla birlikte, şahıslara ait fotoğraflar, isim bilgileri ve dijital içerikler internet ortamında kolaylıkla erişilebilir hale gelmiştir. Ancak dijital alandaki bu serbest dolaşım, kişisel verilerin yetkisiz kişiler tarafından kullanımı ve kişilik haklarının ihlali risklerini de beraberinde getirmektedir.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan ihlal türlerinden biri, bir bireyin rızası ve bilgisi bulunmaksızın resim ve kişisel verilerinin kullanılması suretiyle sahte (fake) sosyal medya hesaplarının oluşturulmasıdır. Halk arasında bu tür eylemlerin yalnızca sosyal ağ kurallarının ihlali veya etik bir kusur olarak görüldüğü vakalar bulunsa da; Türk Ceza Kanunu ve yerleşik yargısal içtihatlar ışığında söz konusu fiil, cezai yaptırımlara bağlanan ciddi bir suç tipini teşkil etmektedir. Bu çalışmada, bir başkasının fotoğrafları ve bilgileriyle yetkisiz hesap açılması fiilinin hukuki niteliği, Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri, Yargıtay’ın konuya yaklaşımı ve mağdur bireylerin başvurabileceği hukuki mekanizmalar incelenmektedir.
I. SUÇUN KANUNİ DAYANAĞI VE TCK MADDESİ 136 KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME
Türk Ceza Kanunu’nun “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” başlıklı dokuzuncu bölümünde yer alan 136. madde, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesini, yayılmasını ve başkasına verilmesini yaptırıma bağlamaktadır.
“Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
A. Fotoğrafın “Kişisel Veri” Niteliği
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) m. 3 ve TCK m. 136’da yer alan maddeler uyarınca kişisel veri; kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder. Bu tanım doğrultusunda, bir kimsenin yüzünü, fiziki özelliklerini net bir biçimde ortaya koyan fotoğrafları, isim ve soyisim bilgileri, iletişim verileri ve mesleki bilgileri tartışmasız şekilde “kişisel veri” kategorisinde değerlendirilir.
Bir şahsın görselinin, kendisinin izni olmadan yeni bir profil resmi yapılması veya bir sosyal medya platformunda paylaşılması, verinin hukuka aykırı şekilde işlenmesi ve kamuya açıklanması anlamına gelir.
B. Kamuya Açık Verilerin İzinsiz Kullanımı Sorunu
Sosyal medya kullanıcıları tarafından sıklıkla düşülen yanılgılardan biri, internet ortamında veya kişilerin kendi profillerinde kamuya açık hale getirdikleri fotoğrafların herkes tarafından serbestçe kullanılabileceği düşüncesidir. Yargısal uygulamada benimsenen görüşe göre; bir verinin aleni bir platformda paylaşılmış olması, o verinin her türlü amaçla ve sınırsızca kullanılmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez. Kişinin fotoğrafını kendi hesabında paylaşmış olması, bir başkasının bu fotoğrafı alıp yeni bir sahte hesap açarak kullanmasına hukuki geçerlilik kazandırmaz.
II. YARGITAY UYGULAMASI VE İÇTİHAT SEYRİ
Yargıtay ceza daireleri, başkasının fotoğrafları ve kişisel bilgileri ile sahte hesap açılması eylemlerini istikrarlı bir biçimde TCK m. 136 kapsamında değerlendirmektedir.
A. Eylemin Tipikliği ve Cezai Yaptırım
Yargıtay kararlarında, rıza dışı sahte hesap oluşturulması fiilinde şu hususlar öne çıkmaktadır:
- 1. Mağdurun ad, soyad ve resim gibi tanımlayıcı verilerinin rızası dışında tespiti veya kaydedilmesi “ele geçirme” unsurunu;
- 2. Bu verilerin internet ağları üzerinden üçüncü kişilerin erişimine sunulması ise “yayma” unsurunu oluşturmaktadır.
Buna göre; içinde hakaret, tehdit veya dolandırıcılık gibi başka bir suç bulunmayan sahte hesaplar bile, sadece başkasının bilgilerini izinsiz kullandığı için TCK m. 136 kapsamına girer ve cezalandırılır. Yerel mahkemelerin verdiği bu ceza kararları, istinaf ve Yargıtay tarafından da onaylanmaktadır.
B. Azınlıkta Kalan Görüşler ve Tartışmalar
Yargı kararlarında oy birliğiyle alınmayan bazı hükümlerde, ceza hukukunun “son çare” olması ilkesine dayanan karşı görüşler de yer bulabilmektedir. Bu görüşlerde özetle:
- Sosyal medyada halihazırda kamuya açık olan görsellerin kullanımında TCK m. 136’daki “kişisel veri” tanımının geniş yorumlanmasının suçta ve cezada kanunilik ilkesini zorlayabileceği,
- Sahte hesabın pasif durumda kalması, herhangi bir üçüncü kişiyi yanıltma veya zarara uğratma gayesi taşımaması halinde durumun ceza yaptırımından çok özel hukuk (tazminat) veya idari yaptırım (KVKK) kapsamında ele alınması gerektiği savunulmaktadır.
Bununla birlikte, Yargıtay’ın baskın ve yürürlükteki içtihat çizgisi; rızasız fotoğraf kullanımını doğrudan TCK m. 136 ihlali saymakta ve cezai mahkûmiyet kararlarını hukuka uygun bulmaktadır.
III. EYLEMİN DİĞER SUÇ TİPLERİ VE HUKUK ALANLARI İLE İLİŞKİSİ
Sahte hesap açılması fiili, somut olayın gelişimine ve hesabın kullanım amacına göre tek bir suç tipiyle sınırlı kalmayıp farklı hukuki ihlallere de sebebiyet verebilir.
A. Ek Suçların Oluşması (Nitelikli Haller)
Sahte profil üzerinden gerçekleştirilen faaliyetler neticesinde şu suçlar da gündeme gelebilir:
- Hakaret ve İftira (TCK m. 125, m. 267): Hesabın, mağduru küçük düşürücü, itibarını zedeleyici paylaşımlar yapması veya mağdur adına suç oluşturacak beyanlarda bulunması.
- Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f): Bilişim sistemlerinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak, sahte kimlik üzerinden mağdurun yakın çevresinden veya üçüncü kişilerden maddi menfaat temin edilmesi.
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal (TCK m. 134): Kullanılan görsellerin mağdurun mahrem alanına ilişkin olması veya gizli çekim niteliği taşıması.
B. Özel Hukuk ve Fikri Haklar Boyutu
- Kişilik Haklarının Korunması (TMK m. 24 ve m. 25): Görseli izinsiz kullanılan kişi, medeni hukuk çerçevesinde kişilik haklarına tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını ve uğradığı manevi zararın tazminini talep edebilir.
- Resim ve Portre Üzerindeki Haklar (FSEK m. 86): Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca, eser niteliğinde olmasa dahi kişilere ait resim ve portreler, muvafakat olmaksızın sergilenemez ve kamuya arz edilemez.
IV. MAĞDURLAR İÇİN BAŞVURU SÜREÇLERİ VE TEKNİK / HUKUKİ ADIMLAR
Sahte bir profil üzerinden mağduriyet yaşayan bireylerin izlemesi gereken usul adımları şunlardır:
- Delil Tespiti: Hesabın profil bağlantısı, kullanıcı adı, paylaşılan görseller ve mesaj kayıtları zaman damgası içerecek şekilde ekran görüntüleriyle kayıt altına alınmalıdır.
- Platform İçi Bildirim: İlgili sosyal ağın taklit hesap ve ihlal bildirim kanalları üzerinden hesabın kapatılması talep edilmelidir.
- Erişimin Engellenmesi (5651 Sayılı Kanun): İçeriğin çıkarılması veya hesabın kapatılmaması durumunda Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurularak kişilik haklarının ihlali gerekçesiyle erişimin engellenmesi kararı alınabilir.
- Cezai Soruşturma: Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilerek TCK m. 136 uyarınca suç duyurusunda bulunulmalı; siber suçlarla mücadele birimleri aracılığıyla IP ve oturum kayıtları üzerinden failin tespiti istenmelidir.
- Tazminat ve KVKK Başvurusu: İhlal sebebiyle uğranılan manevi zararlar için Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tazminat davası açılabilir; ayrıca Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na idari şikâyet gerçekleştirilebilir.
SONUÇ VE GENEL DEĞERLENDİRME
Sosyal medya ortamında bir başkasının fotoğrafını, adını ve verilerini izin almaksızın kullanarak sahte profil oluşturmak, dijital çağın getirdiği basit bir eylem olarak görülmemelidir. Türk Ceza Kanunu m. 136 hükmü ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları net bir şekilde ortaya koymaktadır ki; bu davranış, hapis cezası yaptırımına tabi bir kişisel veri ihlali suçudur. Verinin daha önce aleni bir mecrada paylaşılmış olması fiili suç olmaktan çıkarmamakta, bireyin dijital ortamdaki kişilik hakları ve mahremiyeti kanunlar nezdinde korunmaya devam etmektedir.
İŞLEDİĞİMİZ HUSUSLAR ÜZERİNE
BİRTAKIM EMSAL KARARLAR
| 1-) YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ, E. 2025/5496 K. 2025/9062 T. 22.12.2025: “Mağdurun resim ve telefon numarasını kullanarak mağdur adına sahte internet hesabı açan (…) sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan (…) mahkûmiyetine ilişkin kurulan hükmün ONANMASINA…” şeklinde hüküm kurulmuştur. 2-) YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ, E. 2017/4253 K. 2019/3600 T. 26.06.2019: “Davacı vekili, davalının, davacıya ait fotoğraf ve kişisel bilgileri kullanmak suretiyle sosyal medya üzerinde sahte profil oluşturduğunu (…) belirterek oluşan manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur. (…) Dava, haksız eylem sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.” 3-) YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ, E. 2025/1596 K. 2025/6627 T. 22.09.2025: “(…) Şikayetçi adına sahte facebook hesapları açarak (…) mesaj çeken sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 136/1 (…) maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (…) suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. (…) Eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı (…) eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla (…) ONANMASINA…” 4-) YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ, E. 2022/8948 K. 2025/731 T. 21.01.2025: “…[Sanığın] Facebook sosyal medya platformunda sahte hesap açarak katılanların birlikte dans ederlerken göründüğü nişanlarında çekilmiş bir fotoğrafı paylaştığı ve hakaret içerikli yazılar yazarak katılana ait telefon numarasını paylaştığı, katılanlara ait kişisel veri niteliğindeki fotoğrafı, hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmamasından dolayı hukuka aykırı olduğunda tereddüt bulunmayan bir yöntemle başkalarının görgüsüne sunan sanık hakkında (…) eylemine uyan zincirleme şekilde verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan [TCK m. 136/1, 43/1] mahkûmiyet kararı verilmesi usul ve kanuna uygundur.” |

